Kendi adıma bir özeleştiri yaparsam, ilk gençlik yıllarımda “okumaya bile yanaşmadığım” yazarlar için özür dilemem gerekir. Ne yaparsın, devir öyleydi. Bizden olanı okur, bizden olmayanın “ne dediğine” bile bakma gereği duymazdık. O zamanlar “bizden-sizden” katı bir kural gibiydi, kanımıza işlemişti. Doğal olarak da hayata tek pencereden bakma yanlışına düşerdik. Aslında 1980 öncesinde bu yaklaşım her kesimde vardı. Şükür ki, bu yanlıştan tez döndük.
Konumuz bu değil elbet…
Yazarlara kimin “not” ya da “ödül” vereceğiyle ilgili…
Bu değerlendirmeyi kimler yapabilir mesela…
Hani nota veya ödüle gerek var mı, o da ayrı bir tartışma konusu…
Buna rağmen de “en”leri belirleme hakkını elinde bulundurduğunu sananların olması, tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Bu yazımda, yazarların, gazetecilerin, sanatçıların eserlerini, ürünlerini, kamuoyuna deklere ettiklerini değerlendirip, “ödül” verecek olanların kişiliklerine/kapasitelerine değinmek istiyorum… (hem kurum bazında, hem kişisel hem de jüri olarak
Celil Kocataş
Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar
Erkan Altaş
SENDEN KALAN
Önder Gümüş
ÜÇ ANTİK UYGARLIĞIN GÖZETİCİSİ: ZERBAN
Fahrettin Çelik
BUGÜN 7 ŞUBAT
Adnan Boynukara
ABD ve İsrail’in “Büyük Savaş” Arzusu
Mustafa Aloğlu
Son 20 yılda Adıyaman ve ilçeleri belediye seçimleri
Mücahit Bilici
Son Bakışta Şair
Necati ATAR
ŞEYTANDAN ATEŞTEN BELADAN KAÇAR GİBİ KAÇIN ROMAN OKUMAYANLARIN DÜNYASINDAN
Aynur Sel
Namuslu Bir Ömür Üstüne
Misafir Yazar
Kur’anda Haram Kılınan Şeyler