Siyasi konuşmaların hitap bölümlerine ayrı bir özen gösterilse de, bildik laflardan ve bildik hitaplardan öteye gittiğini çok göremedik. Toplantıya katılan makamı en yüksekten başlayarak, “sayın” ön ekini de koyup, makamını sayanlardan veya “gençler”, “kadınlar”, gönüldaşlar”, “partililer” gibi hitapların yanında, “milletimiz”, “halkımız” gibi kucaklayıcı hitaplarda var.
Ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, dün AK Parti 4. Büyük Kongresi’nde yaptığı konuşmada farklı bir hitap şekliyle dikkat çekti. Önce Sezai Karakoç’un “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiirinin son bölümünü okuyarak başladı.
Şiir okuduğu için mahkûm olan, şiir okuyarak başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, 4. Büyük Kongrede de şiirle anılmaya devam etti. Yine ağlattı, yine gündeme girdi, yine “tarihi” denecek bir konuşma yaptı. Dün, kongreyi televizyonları başında izleyen herkes “şiiri” merak etti. Kimi Sezai Karakoç’un dizelerini biliyordu, kimi şiiri ve şairi merak etmişti.
Sevgili
Celil Kocataş
Tesadüf Değil, Operasyon!
Erkan Altaş
SENDEN KALAN
Önder Gümüş
ÜÇ ANTİK UYGARLIĞIN GÖZETİCİSİ: ZERBAN
Fahrettin Çelik
BUGÜN 7 ŞUBAT
Adnan Boynukara
ABD ve İsrail’in “Büyük Savaş” Arzusu
Mustafa Aloğlu
Son 20 yılda Adıyaman ve ilçeleri belediye seçimleri
Mücahit Bilici
Son Bakışta Şair
Necati ATAR
ŞEYTANDAN ATEŞTEN BELADAN KAÇAR GİBİ KAÇIN ROMAN OKUMAYANLARIN DÜNYASINDAN
Aynur Sel
Namuslu Bir Ömür Üstüne
Misafir Yazar
Kur’anda Haram Kılınan Şeyler