Kıymetli Dostum,
Bu satırları, zamanın hızla akıp gittiği, samimiyetin her geçen gün biraz daha azaldığı ve teknolojinin hayatımızı büsbütün esir aldığı garip vakitlerden yazıyorum. Hatırlar mısın? Çocukluk yıllarımızda cebimizde sadece hayallerimiz varken ne kadar da mutluyduk. Tozlu yollarda, kuytu sokaklarda oyun oynarken ki heyecanımızı unutmak mümkün mü?
Seninle aynı toprağın suyunu içtik, aynı ağacın gölgesinde serinledik. Aynı kedere gözyaşı; aynı güzelliğe sevinç ekledik. Bunca yolu beraber yürüdük. Ahde vefamız da buradan geliyor.
Sevgili Dostum,
Hayatın zorluklarına karşı yorulduğunu, incindiğini biliyorum. İnsanların hoyratlığı karşısında ince bir dal gibi titremek zaten bizim ortak kaderimiz değil miydi?
Aramıza mesafeler, sessiz vakitler girse de kalbimizin aynı duyguyla çarptığını bilmeni isterim.
Modern dünyada her şey hemen tüketiliyor. Nerede nezaket, incelik varsa karşısına kabalık dikiliyor. Aynı masa etrafındaki insanlar birbirinin yüzüne değil, telefon ekranının soğuk ışığına bakıyor. Bunları düşünüp üzülünce, senin sıklıkla tekrar ettiğin şu cümleyi mırıldanıyorum: “Nerde bir gül bitse etrafı diken.”
Aziz Dostum,
İnsan her şeyi anlatamaz ama senin beni anladığını biliyorum. Dünyanın gürültüsü başını ağrıttığında umuda dair kurduğumuz cümleleri hatırla. Gönül heybenden iyiliği eksik etme. Güzel günlerden birinde görüşmek dileğiyle...
Celil Kocataş
ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER
Erkan Altaş
SENDEN KALAN
Önder Gümüş
ÜÇ ANTİK UYGARLIĞIN GÖZETİCİSİ: ZERBAN
Fahrettin Çelik
BUGÜN 7 ŞUBAT
Adnan Boynukara
ABD ve İsrail’in “Büyük Savaş” Arzusu
Mustafa Aloğlu
Son 20 yılda Adıyaman ve ilçeleri belediye seçimleri
Mücahit Bilici
Son Bakışta Şair
Necati ATAR
ŞEYTANDAN ATEŞTEN BELADAN KAÇAR GİBİ KAÇIN ROMAN OKUMAYANLARIN DÜNYASINDAN
Aynur Sel
Namuslu Bir Ömür Üstüne
Misafir Yazar
Kur’anda Haram Kılınan Şeyler