Yolcuyuz. Geldik gidiyoruz. Zaman hızla akıp gidiyor. Mevsimler değişiyor, yıllar yılları kovalıyor. Sevinç, mutluluk; acı, keder.. Bunların toplamına hayat diyoruz. Peki bize kalan ne oluyor, bu hengâmede payemize ne düşüyor? Hafızamızı yoklayalım...
Zihnimizde hep kalbe hitap eden anlar ve anılar kalıyor. Nerede yüreğimize dokunan bir söz, bir ses, bir tebessüm var hep o hatırımıza geliyor. İçinde duygu barındırmayan her şey zamanla silinip gidiyor. Şairin " Kalbe dokunmayan her şey eksik kalır." dediği yerdeyiz.
Ana hedef, birinci sıra, yaşam amacı olmadığı sürece maddiyat elbette ki gereklidir. Çalışarak elde edilebilir. Ancak gelip geçicidir. Bugün elimizde olan imkanlar yarın kayıp gidebilir. Ölçülü olmak ve kıymetli bilmek gerekir. Ancak aslolan bu değildir.
Mesela çocukluğumuzda sahip olduğumuz şeylerin parasal değerleri yoktur. Varsa bile ilk aklımıza gelen o değildir. Bisikletinin, oyuncak arabasının veya bebeğinin fiyatını hatırlayan var mı? Ama oynarken aldığımız keyif hala tazedir...
Yıllar geçer, yediğimiz lezzetli bir yemeği, giydiğimiz şık bir kıyafeti, ziyaret ettiğimiz lüks bir mekanı unuturuz da; zor günlerimizdeki bir selamı, elimizden tutanı, yanımızda olanı, ahde vefayı unutmayız. O zaman şöyle diyelim: Maddi olan manevi olana her zaman yenilir...
Hayata derinlik katan, anlam kazandıran soyut ve içsel değerlerdir. Maddi ve parasal olan sadece araçtır ve geçicidir. Kalbe dokunan, hissiyata hitap eden her şey kalıcı ve kıymetlidir.
Celil Kocataş
Kürsü Sizin, Sokak Bizim!
Mustafa Aloğlu
İlahi-Semah-Zikir ve Kemaliz ile Laiklik….
Erkan Altaş
SENDEN KALAN
Önder Gümüş
ÜÇ ANTİK UYGARLIĞIN GÖZETİCİSİ: ZERBAN
Fahrettin Çelik
BUGÜN 7 ŞUBAT
Adnan Boynukara
ABD ve İsrail’in “Büyük Savaş” Arzusu
Mücahit Bilici
Son Bakışta Şair
Necati ATAR
ŞEYTANDAN ATEŞTEN BELADAN KAÇAR GİBİ KAÇIN ROMAN OKUMAYANLARIN DÜNYASINDAN
Aynur Sel
Namuslu Bir Ömür Üstüne
Misafir Yazar
Kur’anda Haram Kılınan Şeyler