Bir baba oğluna, sürekli olarak “Sen adam olmazsın oğlum” der dururmuş. Çocuk okumuş ve bir şehre vali olmuş.
Hemen iki jandarma gönderip babasını yanına getirtmiş ve “Baba, sen bana hep adam olamazsın diyordun, bak, okudum ve adam oldum!..” demiş.
Babası acı bir gülümseme ile “Ben sana vali olamazsın demedim, adam olamazsın dedim. Sen vali olmuşsun, ama bak adam olamamışsın. Babanın ayağına geleceğin halde jandarma gönderip ayağına getirtiyorsun…” demiş…”
Bu hikâye genelde “vali olup adam olamayan saygısız bir evladın hikâyesi” olarak anlatılır.
Bizim hikâyemiz ise: biraz daha farklı…
Hacı Amca yıllarca çalışıp edindiği itibarı kaybolmasın diye gayret ederken çocuklarına da hep şu öğütte bulunurmuş…
Evlatlarım; mahallende muhtar, bir kuruma müdür, kentinde Belediye Başkanı ya da Vali bile olsanız sakın ha helal ve harama dikkat edin. Kimseden atacağınız imza karşılığında rüşvet, haraç istemeyin ve almayın… Bu makamlar gelip geçici siz önce “adam” olmaya çalışın demiş…
Bir de şuna çok dikkat edin evlatlarım demiş; Ben ölürsem arkamdan “fırıldaklıklar” çevirip ruhumu incitmeyin… Bunun için dostlarınızla iyi geçinin, sizinle kol kola yürüyenlere “ihanet” etmeyin hele onlarla karakolluk olmayın demiş… Demişte ne olmuş Hacı Amca’nın çocuklarının “gözünü dünya malı kör etmiş.”
Hacı Amca’nın çocukları babalarının öteki dünyada rahat bırakmamış…
Bütün şehir her gün “beddua” edermiş Hacı amca’nın çocuklarına,
Çünkü; Hacı Amca’nın çocukları memleketi “haraca” bağlamış, fakir fukaranın malına “göz dikmiş”. Hacı Amca’nın inandığı değerlere ve ettiği nasihatlere ihanet etmiş. Birlikte yol yürüdüğü birçok arkadaşları ile ters düşmüş, bazısı ile mahkemelik olmuş.
Ah Hacı amca ah…
Sen yine de öteki dünyada rahat uyu…
Sen üstüne düşeni yaptın “Önce ADAM olun” dedin makamlar gelip geçici dedin ama seni dinlemediler senin ne günahın var…
Gerçekten Hacı amca çok haklıymış ama ne yapalım hırs adamı kör ederse o bedendeki “Adam”lık gidiyor işte neyse zaten hikâye bu bize ne “kim başkan olur adam olamaz” bırakalım da herkes kendi sonunu kendi düşünsün.
Neyse sonuçta bir hikâye ile yola çıktık adam olmaktan çıkanlara ya da çıkmaya çalışanlara da bir mesaj vermeye çalıştık, anlayana...
sait yıldırım
Celil Kocataş
ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER
Erkan Altaş
SENDEN KALAN
Önder Gümüş
ÜÇ ANTİK UYGARLIĞIN GÖZETİCİSİ: ZERBAN
Fahrettin Çelik
BUGÜN 7 ŞUBAT
Adnan Boynukara
ABD ve İsrail’in “Büyük Savaş” Arzusu
Mustafa Aloğlu
Son 20 yılda Adıyaman ve ilçeleri belediye seçimleri
Mücahit Bilici
Son Bakışta Şair
Necati ATAR
ŞEYTANDAN ATEŞTEN BELADAN KAÇAR GİBİ KAÇIN ROMAN OKUMAYANLARIN DÜNYASINDAN
Aynur Sel
Namuslu Bir Ömür Üstüne
Misafir Yazar
Kur’anda Haram Kılınan Şeyler