DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 14-10-2026 17:55

Köyde Rüzgâr Tersine Döndü: Eski Hesaplar, Yeni Hayaller!

Uzun süren sessizliğin ardından köyde rüzgâr tersine dönmeye başlamıştı. Karşı köyün ikiye bölünmesi, bizim köyün dengelerini de altüst etmiş, kahvelerde eski hesaplar yeniden açılmıştı.

Bir zamanların güçlü ismi Küçük Enişte gün geçtikçe kan kaybediyor, etrafındaki kalabalık dağılıyordu. Buna karşılık yılların tecrübesini arkasına alan Eski Muhtar yeniden konuşulmaya başlanmış, adı daha büyük makamlar için bile anılır olmuştu.

Öte yandan Sebze Tüccarı, çarşı pazar dolaşıp el sıkıyor, hâl hatır soruyor, kaybettiği güveni yeniden kazanmaya çalışıyordu. Ancak köylünün hafızası güçlüydü. Herkesin dilinde aynı soru vardı:

“Düne kadar neredeydin?”

Köyde yıldızı parlayan bir başka isim de Yakışıklı olmuştu. Çevresindeki kalabalık büyüdükçe Küçük Enişte'nin huzuru kaçıyordu. İnsanların gönlünü kazanmak için, “Bir emrin var mı, emrin başım üstüne!” demeye başlamıştı. Fakat köylü artık sözden çok icraata bakıyordu.

Üstelik gençler de meydana inmeye hazırlanıyordu. “Biz de varız bu meydanda!” diyen gençlerin arasına, uzak mahalleden arkasına büyük bir aşireti alan bir isim de katılmıştı. Böylece köydeki hesaplar iyice karışmıştı.

Çember daraldıkça Küçük Enişte'nin öfkesi artıyordu. Herkese selam veriyor, sokak sokak dolaşıyor ama eskisi gibi karşılık bulamıyordu. Sonunda dayanamayarak meydan okudu:

“Beni fazla zorlamayın! Gider başka köyden aday olur, yine kazanırım!”

Kahveden bir kahkaha yükseldi. Arka masadan biri seslendi:

“İnsan kendi köyünde kaybetmekten korkarken başka köyde nasıl kazanacak? Önce burada bir hesap versin!”

Kahve bir anda kahkahaya boğuldu.

Tam o sırada köyün yaşlılarından biri bastonunu yere vurdu:

“Evlatlar, bu köy çok seçim gördü. Kimi geldi dağları devireceğini söyledi, kimi koltuğa oturunca kendini köyün sahibi sandı. Ama burası kimsenin babasının çiftliği değil. Köylünün gönlüne giremeyen, istediği kadar bağırıp çağırsın; sonunda kendi sesini yine kendisi duyar.”

Bu sözler herkesi düşündürdü. Çünkü köylü artık seçim zamanı verilen sözlerden, seçim bittikten sonra unutulmaktan bıkmıştı.

Kahvenin ortasından bir ses yükseldi:

“Bize laf cambazı değil, iş yapan adam lazım! Seçimden seçime ortaya çıkan değil, her gün yanımızda duran insan lazım!”

Bir başkası da ekledi:

“İsimler değişsin, yüzler değişsin ama anlayış da değişsin. Yoksa bugün Küçük Enişte gider, yarın başkası gelir; köylünün derdi yine aynı kalır!”

İşte meselenin özü buydu. Artık yarış yalnızca Küçük Enişte, Sebze Tüccarı, Yakışıklı ve Eski Muhtar arasında değildi. Gençlerin de katıldığı bu mücadelede asıl soru, köyün yıllardır süren eski anlayıştan kurtulup kurtulamayacağıydı.

Elbette son sözü kahvede yapılan hesaplar değil, sandık başına gidecek köylü söyleyecekti.

Kahvenin kapısı kapanırken içeriden son bir ses yükseldi:

“Haydi bakalım! Meydan geniş, yol uzun… Kim gerçekten hizmet edecekse çıksın ortaya! Bu kez yalnızca muhtar değil, bir anlayış da değişsin!”

Akşamın sessizliği köyün üzerine çökerken herkes aynı şeyi düşünüyordu:

Rüzgâr artık tersine dönmüştü. Bakalım kim ayakta kalacak, kim kendi eserinin altında kalacaktı?
[email protected] 

Celil Kocataş

Celil Kocataş

DİĞER YAZILARI GÜNDEM ÇOK, CEVAP YOK! MİLLETİN BAŞI DÖNÜYOR… Artık Acılara da Alışıyoruz: Toplum Sessizce Çürüyor Biz Onlara Yardım Ediyorduk, Yardıma Muhtaç Olduk Öğrencim mi, Vekilim mi Kıymetli? Otomobile Binmek de Artık Lüks Oldu Gelin bugün otomobil sahibi olmanın değil, otomobile binebilmenin hesabını yapalım. Enflasyon Değil, Pahalılık Sarmalında Bir Türkiye Depremden Sonra Değil, Türkiye’de Kira Gerçeği: İnsanlar Ev Değil, Geçinebilecekleri Bir Hayat Arıyor Evimiz Yanarken Camdan Bakmak: Deprem Gerçeği ve Bitmeyen Umursamazlık Milyon Euroluk Transferler, Milyarlarca Liralık Borçlar Bu Ülkede Bir Haftada Neler Yaşandı? Gündem Değişiyor, Dertler Değişmiyor... Toplum Nereye Gidiyor? Sessiz Bir Çöküşün İçinde miyiz? Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana Bir Haftaya Sığan Türkiye, Bir Ömre Yayılan Sorunlar Mehterle Karşılayıp, İzmir Marşı'yla Uğurlayamadık Emekliler: İstatistiklerde "Var", Hayatta "Kayıt Dışı" Ekran Karşısında Bir Soru: Reyting Uğruna Toplumsal Denge Zedeleniyor mu? Evin Kapısı Var, Ama Eşiği Çok Yüksek: Depremzede Anahtara Nasıl Uzansın? Tek kelime ,Irmak Öğretmen Öldü! Taksitli Memleket: Satılan Taşınmazlar, Ertelenen Borçlar ve Kâğıt Üzerindeki Refah Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında : Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğ "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir felaketin uzayan gölgesi Kaysı,saglık,çimento Tekstilde Sessiz Göç Merhaba
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizi nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA