DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 04-07-2026 16:03

Emekliler: İstatistiklerde "Var", Hayatta "Kayıt Dışı"

 Emekliler: İstatistiklerde "Var", Hayatta "Kayıt Dışı"
Yıllarca bu ülkenin çarklarını döndürdüler, alın teri döktüler, sigorta primlerini kuruşu kuruşuna yatırdılar. Bugün ise "sosyal devlet" şemsiyesi altında huzurlu bir bahar beklerken, kendilerini büyük bir "kayıt dışı" hayatın içinde buldular.
Evet, yanlış okumadınız. Emeklilerimiz artık sadece maaşlarıyla değil, hayatın kendisinden koparılarak kayıt dışına itiliyor.
Açlık sınırı 35.759 TL iken 23.500 TL’ye mahkûm edilen bir emekli için mesele sadece "ay sonunu getirmek" değildir. Mesele, toplumsal yaşamın dışına itilmektir. Etiketlerden korktuğu için pazara gidemeyen, sosyal aktiviteyi "lüks" gördüğü için evine kapanan, torununa harçlık veremediği için bayramları unutan bir nesil, sistemin görünmez duvarları arkasına hapsediliyor.
İşte bu, sessiz bir "sosyal kayıt dışılık"tır. İstatistiklerde varlar, oy pusulalarında varlar, ancak yaşam kalitesi söz konusu olduğunda sistemin "yok" saydığı bir topluluğa dönüşüyorlar.
Bir emeklinin artık tiyatroya, sinemaya, hatta bir çay bahçesinde dostlarıyla sohbet etmeye bütçe ayıramaması;
Sağlık harcamalarıyla maaşını eczanelere bırakıp, kendi ihtiyaçlarından vazgeçmesi;
"Gelecek ay ne yapacağım?" kaygısının, insanın ruhuna çöken bir ağırlığa dönüşmesi;
Bunların hiçbiri birer "tercih" değildir. Bu, sistemin dayattığı, emekliyi "ev hapsine" mahkûm eden bir ekonomik izolasyondur. Emekli, evinde sessizce beklerken aslında yavaş yavaş toplumsal yaşamdan silinmektedir.
Oysa bir ülkenin büyüklüğü, gökdelenleriyle ya da yapılan yollarla değil; ömrünü çalışarak geçirmiş insanlarına gösterdiği vefayla ölçülür. Emekliyi açlık sınırının altında yaşamaya, yani "kayıt dışı bir hayatı" yaşamaya mecbur eden bir düzen, sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz. Emekli, sadaka değil; yıllarca ödediği primlerin karşılığını, yani onurlu bir yaşam hakkını istiyor.
Bugün emekliye reva görülen bu "kayıt dışı yaşam", yarın herkesin kapısını çalacak. Çünkü emeklilik bir ayrıcalık değil, çalışan herkesin er ya da geç ulaşacağı ortak gelecektir.
Emekliyi kayıt altına, yani "insanca yaşanabilir bir hayatın" içine dahil etmek; bir lütuf değil, toplumsal bir zorunluluktur.
Sonuç olarak "İnsan karnı doyduğunda düşünmeye, sorgulamaya başlar. Dolayısıyla, mevcut ekonomik düzenin emekliyi ve çalışanı açlığa terk etmesi, aslında toplumun idrak yetisini baskı altında tutma çabasından başka bir şey değildir."

Celil Kocataş

Celil Kocataş

DİĞER YAZILARI Ekran Karşısında Bir Soru: Reyting Uğruna Toplumsal Denge Zedeleniyor mu? Evin Kapısı Var, Ama Eşiği Çok Yüksek: Depremzede Anahtara Nasıl Uzansın? Tek kelime ,Irmak Öğretmen Öldü! Taksitli Memleket: Satılan Taşınmazlar, Ertelenen Borçlar ve Kâğıt Üzerindeki Refah Geleceği Baltalamak: Bedava Oksijenden Milyon Dolarlık Yıkıma Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında : Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğ "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir felaketin uzayan gölgesi Kaysı,saglık,çimento Tekstilde Sessiz Göç Merhaba
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizi nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA