DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Celil Kocataş
Celil Kocataş
Giriş Tarihi : 24-02-2026 16:39

Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli

ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin “Nil’den Fırat’a uzanan bölge İsrail’in hakkıdır” şeklindeki açıklaması, basit bir söz olarak geçiştirilecek türden değil; aksine bir cümleden çok daha fazlasını, bir bakış açısını ve bir zihniyet dünyasını yansıtan politik bir mesaj niteliği taşıyor. Bu ifade diplomatik bir değerlendirme olmaktan ziyade, bölgede yıllardır süren tartışmaları büyütecek ve gerilim hatlarını yeniden hareketlendirecek bir yaklaşımın işareti olarak okunuyor. Çünkü bu söylem yalnızca Filistin’i ilgilendirmiyor; Ürdün’den Mısır’a, Irak’tan Suriye’ye kadar uzanan geniş bir coğrafyanın egemenliğini tartışmaya açan, haritaların sınırlarını kelimeler üzerinden yeniden çizmeye çalışan bir anlam barındırıyor.
Bir büyükelçinin kullandığı ifadelerin sıradan olmadığı bilinir; diplomasi, tesadüflerin değil hesapların alanıdır ve orada söylenen her söz devlet aklının süzgecinden geçer. Bu nedenle bu tür açıklamalar uluslararası hukuk ve bölgesel dengeler açısından dikkatle değerlendirilmek zorundadır. İşgali savunan ya da ilhakı teşvik eden yaklaşımlar, devletlerin toprak bütünlüğünü esas alan uluslararası hukuk ilkeleriyle açık biçimde çelişir. Hukukun zayıfladığı yerde güç konuşur; güç konuştuğunda ise barış susar.
Bölgede zaten hassas olan dengeler düşünüldüğünde kullanılan dilin önemi daha da artıyor. Ortadoğu yalnızca sınırların değil, hafızaların da coğrafyasıdır; burada söylenen her söz yalnız bugüne değil geçmişe de dokunur, geçmişe dokunan her cümle ise geleceği etkiler. Bu nedenle diplomatik söylem bir retorik meselesi değil, doğrudan güvenlik meselesidir.
Gazze’de sivillerin ve çocukların hayatını kaybettiği bir süreç yaşanırken yapılan bu tür açıklamalar tartışmayı yalnızca siyasi değil, aynı zamanda vicdani bir noktaya taşıyor. Çünkü kelimeler yalnızca politik anlam taşımaz; aynı zamanda acının nasıl görüleceğini, kimin insan kabul edileceğini ve hangi hayatın değerli sayılacağını da belirler. Dil sertleştikçe empati küçülür, empati küçüldükçe çatışma büyür. Bu yüzden barış önce kelimelerde başlar, savaş da öyle.
Bugün gelinen noktada çözümün adresi aslında uzun süredir biliniyor. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin Devleti perspektifi, uluslararası alanda en çok dile getirilen çözüm önerisi olmaya devam ediyor. Bu yaklaşım yalnız diplomatik bir formül değil, aynı zamanda birlikte yaşamanın mümkün olabileceğine dair asgari uzlaşının çerçevesidir. Kalıcı barış, taraflardan birinin haritada genişlemesiyle değil, iki tarafın güvende hissetmesiyle mümkündür.
Sözün ağırlığı vardır; özellikle diplomasi söz konusu olduğunda kullanılan her ifade yalnız bugünü değil yarını da etkiler, hatta bazen yarını belirler. Haritalar kalemle çizilir ama kaderler kelimelerle yazılır. Bu nedenle bölgede barışın yolu gerilimi artıran söylemlerden değil, çözümü güçlendiren adımlardan geçer. Devletler bazen silahlarla değil cümlelerle savaş başlatır, bazen de yalnızca doğru kelimelerle savaşı önleyebilir. Gerçek diplomasi de tam olarak burada başlar: sınırları değil güveni büyüten bir dil kurulduğunda.
[email protected]

Celil Kocataş

Celil Kocataş

DİĞER YAZILARI Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında : Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğ "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir felaketin uzayan gölgesi Kaysı,saglık,çimento Tekstilde Sessiz Göç Merhaba
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
Sitemizi nasıl buldunuz?
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA