Ahlakın Partisi Olmaz

Celil Kocataş

02-04-2026 09:13

Ahlakın Partisi Olmaz
Arka arkaya patlayan belediye skandalları artık tekil olaylar olmaktan çıktı. Toplumun vicdanında oluşan soru çok net: Bu bir tesadüf mü, yoksa derinleşen bir çürümenin işareti mi?
İşin en tehlikeli tarafı da burada başlıyor. Çünkü mesele bir partinin, bir görüşün ya da bir ismin hatası değil. Mesele, siyasetin yerelde ahlaki zemin kaybetmeye başlamasıdır. Ve bu kayıp, sandıkta verilen oyun ötesinde bir anlam taşır.
Belediyeler, vatandaşın devleti en yakından hissettiği yerlerdir. İçtiği sudan bindiği dolmuşa, yürüdüğü kaldırımdan çocuğunu gönderdiği parka kadar her şeyin merkezinde yerel yönetimler vardır. Hal böyleyken, bu makamları işgal eden kişilerin sadece idari değil, ahlaki sorumlulukları da ağırdır.
Bugün gelinen noktada görüyoruz ki; adayların projeleri konuşuluyor, vaatleri tartışılıyor, hatta siyasi kimlikleri üzerinden kutuplaşmalar yaşanıyor. Ama en temel mesele çoğu zaman göz ardı ediliyor: Bu insanlar gerçekten güvenilir mi?
Ahlak, seçimden sonra hatırlanacak bir detay değildir. Ahlak, en başta aranması gereken şarttır. Çünkü denetimin zayıf olduğu yerde vicdan devreye girer. Vicdan yoksa, yasa da çoğu zaman yeterli olmaz.
Artık seçmenin de kendine şu soruyu sorması gerekiyor: “Ben sadece hizmet mi istiyorum, yoksa dürüst bir yönetim mi?” Çünkü biri olmadan diğerinin kalıcı olması mümkün değildir.
Siyasette temizlik, yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya başlar. Yani sandıkta.
Unutmayalım: Ahlakın partisi olmaz. Ama ahlaksızlığın bedelini her partiye oy veren vatandaş öder.

DİĞER YAZILARI Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? 01-01-1970 03:00 Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında 01-01-1970 03:00 Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi ne olacak, haydeee… 01-01-1970 03:00 Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? 01-01-1970 03:00 Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde 01-01-1970 03:00 Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik 01-01-1970 03:00 Ben Neyi Savunuyorum? 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 O Ney La! 01-01-1970 03:00 Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi 01-01-1970 03:00 Yeni İsimler Er Meydanında 01-01-1970 03:00 : Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğ 01-01-1970 03:00 "Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı 01-01-1970 03:00 “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” 01-01-1970 03:00 Kazananı Olmayan Bir Sınav 01-01-1970 03:00 Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? 01-01-1970 03:00 Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? 01-01-1970 03:00 Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar 01-01-1970 03:00 Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı 01-01-1970 03:00 Köyde Kazan Kaynıyor 01-01-1970 03:00 Kürsü Sizin, Sokak Bizim! 01-01-1970 03:00 Sıradaki kim? 01-01-1970 03:00 Kutuplaşmanın dili 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli 01-01-1970 03:00 Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer 01-01-1970 03:00 Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar 01-01-1970 03:00 Bir “Şok” Diğerini Sökerken 01-01-1970 03:00 Köyde Büyük Telaş 01-01-1970 03:00 Tesadüf Değil, Operasyon! 01-01-1970 03:00 Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 01-01-1970 03:00 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün 01-01-1970 03:00 Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar 01-01-1970 03:00 Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? 01-01-1970 03:00 Bir Şehir Dolusu Mağduriyet 01-01-1970 03:00 BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR 01-01-1970 03:00 ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER 01-01-1970 03:00 Yeter artık bi kalkın 01-01-1970 03:00 10 ocakta hatırlananlar 01-01-1970 03:00 Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? 01-01-1970 03:00 Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? 01-01-1970 03:00 Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 01-01-1970 03:00 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? 01-01-1970 03:00 Bir felaketin uzayan gölgesi 01-01-1970 03:00 Kaysı,saglık,çimento 01-01-1970 03:00 Tekstilde Sessiz Göç 01-01-1970 03:00 Merhaba 01-01-1970 03:00