Bölge halkı ve Alevi yurttaşlar, Zerban’ın yalnızca bir coğrafi alan değil; inanç, tarih ve kültürel hafızanın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak maden faaliyetlerinin kutsal mekâna zarar vereceği endişesini dile getiriyor. Yapılmak istenen çalışmanın doğayı tahrip edeceği gibi, inanç özgürlüğü açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtiyorlar.
Vatandaşlar, yetkililere çağrıda bulunarak Zerban’ın koruma altına alınmasını, maden ruhsatlarının iptal edilmesini ve bölgenin inanç turizmi ile doğal miras kapsamında değerlendirilmesini istiyor. Tepkiler, “kutsal alanlar ticari çıkarların konusu olamaz” söylemi etrafında birleşiyor.
Zerban’da planlanan maden faaliyetine ilişkin resmi kurumlardan henüz net bir açıklama yapılmazken, bölge halkı mücadeleyi sürdüreceklerini ve konunun takipçisi olacaklarını ifade ediyor.




























