Güneydoğu Güncel’e konuşan Fırat,
İmralı görüşmeleriyle ilgili Güneydoğu Güncel Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulunan Dengir Mir Mehmet Fırat, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “İmralı’ya gidecek ikinci heyetle ilgili verilmiş bir söz yok” şeklindeki beyanını, “Başbakan söylüyorsa söz yoktur. Bir taahhütleri olduğunu sanmıyorum” dedi. Fırat, DTK Eşbaşkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk’ün mutlaka ikinci heyette yer alması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: “Ahmet siyaseti çok iyi bilen, çok akil bir arkadaştır. Ahmetsiz olacağını ben zannetmiyorum. Sırrı Sakık olabilir. O da tecrübeli bir siyasetçi. Bunun yanında bir hanım milletvekilinin gitmesi uygun olur kanısındayım” diye konuştu. Fırat İmralı’ya gidecek heyette yer alacak kişilerle ilgili tahminlerini de şu şekilde aktardı: “Bence gidecek olanlar Abdullah Öcalan’a da soruluyor. Yani yalnız hükümetin seçmesiyle değil, bir mutabakatla olduğunu düşünüyorum. Bana göre Abdullah Öcalan da belirliyor.”
‘Kürt hükümetinin tecrübesin faydalanmak gerekir’
Federal Kürdistan Bölgesi hükümetinin görüşmelerin içinde yer almasının da önemine işaret eden Fırat şunları dile getirdi: “Federal hükümet Kürt konusunda en yetkin olan dünyadaki kurumlardan birisidir. 60 sene süren bir mücadeleleri oldu. Bunun sonunda özerk bir yapı oluşturdular. Kürt sorununu en yakından bilen kişiler onlardır. Eğer katkı sağlayabilirlerse, katkılarından istifade edilirse, ben inanıyorum ki daha kolay neticeye ulaşılır.”
‘Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan?’
Çözüm tartışmalarının adeta kilitlendiği “Önce operasyonlar mı duracak, silahlı güçler sınır dışına mı çıkacak?” tartışmalarını da yorumlayan Fırat, devletin güvenlik güçlerinin silah bırakamayacağını söyledi. Dengir Mir Mehmet Fırat güvenlik güçlerinin elinde silah olmasının uluslar arası kurallara uygun olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti: “Güvenlik güçlerinde silah bulunur. Çünkü görevlerinden birisi bu. Bunun dışındaki bir güçte de silah bulunması yasal mıdır? Bana göre hayır. Silahların bırakılıp bırakılmaması ayrı bir mesele ama, 1999’da olduğu için militanların hudut dışına çıkması olmazsa olmaz. Çünkü Türkiye provokasyona açık bir ülke. 1999’daki gibi çatışmasızlık dönemi başlarsa, müzakereler daha çabuk neticeye ulaşır. Öyle bir noktaya geldik ki bu son şans, bu şansı çok iyi kullanmamız gerekiyor. 1999’da Abdullah Öcalanın yakalamasından sonra silahlı güçler dışarı çıktığına göre bu günde dışarı çıkma şansları var. Bu süreç devam ettirilmek isteniyorsa, PKK militanlarının, sınır dışına çıkmaları uygundur. Ondan sonra silahlar bırakılabilir. Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar tartışmasının bir anlamı yok. Yumurtayı masaya vuracaksınız ve oturtacaksınız masaya.”
‘Çözüme yakınız’
Fırat çözüm umudunun diğer dönemlere oranla daha yakın olduğunu belirterek, Kürtlerin de Türklerin de yıllardır süren savaştan bıktığını söyledi. Fırat BDP’ye de “bir militan gibi değil, bir siyasi parti gibi siyaset argümanını kullanarak, bu süreci götürün” çağrısı yaptı.
Gönül Morkoç





























