https://www.celikhanhaber.com/files/uploads/user/50bb4b781898459e99c81b050843896b-761d3d3c0510b5b25d77.jpeg
Celil Kocataş

"Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı

09-04-2026 09:01

"Yol Benim" Yanılgısı ve Trafikte Can Pazarı
Son günlerde haber bültenlerinde ve sokaklarda maalesef ortak bir acının izlerini sürüyoruz: Artan yaya kazaları. Ancak bu kazaların çoğunda gözden kaçırdığımız, daha doğrusu yanlış anladığımız hayati bir mesele var. Toplum olarak her şeyi kendimize göre yorumlamayı sevdiğimiz gibi, trafik kurallarını da işimize geldiği gibi "esnetiyoruz."
"Yola İndim, Araç Duracak" Yanılgısı
Pek çok vatandaşımızda, "Yaya önceliği" kavramı sanki dokunulmazlık zırhıymış gibi bir algı oluşturdu. "Yol benim, ben yola adımımı attığım an araçlar zınk diye duracak" mantığıyla, kontrolsüzce yola atlamak ne yazık ki hak aramak değil, bile bile felakete yürümektir. Şunu net bir şekilde idrak etmeliyiz: Böyle bir dünya yok.
Trafik, sadece sürücülerin uyması gereken bir yasaklar silsilesi değildir; yayanın da can güvenliğini koruma sorumluluğu vardır.
Kuralı Bilmeden Hak Aranmaz
Bir yaya olarak hak iddia edebilmeniz için önce kendi üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmeniz gerekir. İşte unuttuğumuz o temel kurallar:
Geçitler Boşuna Yapılmadı: Adı üzerinde; yaya yolundan yürüyeceksin, yaya geçidini kullanacaksın.
Alt ve Üst Geçit Medeniyettir: Hemen yanı başınızda konforlu ve güvenli bir alt geçit veya üst geçit dururken, bariyerlerin arasından sıyrılıp trafiğin içine dalmak tedbirsizliğin en büyüğüdür.Yolun Ortası Kaldırım Değildir: Yolu ortalayıp yürümek, trafiğin akışını hiçe saymak sadece kendi canınızı değil, sürücülerin de hayatını ve vicdanını tehlikeye atmaktır.
Önce Tedbir, Sonra Takdir
Kendi can güvenliğinizi korumak için önce kuralları çok iyi öğreneceksiniz. Kuralları bilmek yetmez, onları sahada harfiyen uygulayacak ve her zaman tedbirli olacaksınız. Unutmayın ki, iki tonluk bir metal yığınının fizik kuralları gereği anında durması her zaman mümkün olmayabilir. Sizin haklı olmanız, bir kazanın acı sonuçlarını ortadan kaldırmaz.
Sonuç Olarak;
Kimsenin canının yanmaması, ocakların sönmemesi için trafiği bir "hak mücadelesi" alanı olarak değil, "birlikte yaşama kültürü" olarak görmeliyiz. Kurallar sizi kısıtlamak için değil, yaşatmak içindir. Önce kurallara uyalım, sonra güvenle yürüyelim.

DİĞER YAZILARI Siyasi Operasyonların Ekonomik Faturası: İrade mi, Esaret mi? Köy yine karışık; herkes bir üstünlük kurma yarışında Sofradaki Truva Atı: Beyaz Ekmek ve Genetiği Değiştirilmiş Geleceğimiz Şimdi ne olacak, haydeee… Sandıktaki İrade, Tezgâhtaki Siyaset: Satılık Halk mı Var? Celladın Alkışçıları: Cambaz Bitti, Sıra Bizde Bir Günlük Bayram, 364 Günlük Sessizlik Ben Neyi Savunuyorum? O Ney La! O Ney La! Büyüklerin Fırtınası, Küçüklerin Tsunamisi Yeni İsimler Er Meydanında : Sokağın Sahibi Kim: Korkunun Gölgesinde Yaşamak Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğ “Geçim Değil, Direnme Mücadelesi: Ay Sonunu Değil, Yarını Düşünemiyoruz” Ahlakın Partisi Olmaz Kazananı Olmayan Bir Sınav Nükleer Terazi Neden Hep Aynı Tarafa Eğiliyor? Beton Duvarlar Arasında Nefes Almak Suç mu? Köy Siyaseti: İhale Sevdası, Vaat Yarışı ve Eski Hesaplar Bir Neslin Bitmeyen Hesabı: 1960–70 Kuşağı Köyde Kazan Kaynıyor Kürsü Sizin, Sokak Bizim! Sıradaki kim? Kutuplaşmanın dili Ortadoğu’da Bir Cümlenin Bedeli Mutluluk Bir İlçe Adı Değilse Eğer Körler Sağırlar Birbirini Ağırlar Bir “Şok” Diğerini Sökerken Köyde Büyük Telaş Tesadüf Değil, Operasyon! Küçük Enişte Bayramda, Köy Seçimde 6 Şubat: Bu Ülkenin Aynaya Bakmak İstemediği Gün Makamda Oturanlar ve Sahada Olanlar Adlî Emanet mi, Organize Yağma Düzeni mi? Bir Şehir Dolusu Mağduriyet BU ÜLKE DEPREMDEN ÇOK DEPREM ŞARLATANLARINDAN ÇEKİYOR ADIYAMAN’DA SİYASETİN ÇAMURA SAPLANDIĞI YER Yeter artık bi kalkın 10 ocakta hatırlananlar Adıyaman Tanıtımı Mı, Kişisel Vitrin Mi? Tanıtım Mı, Tiyatro Mu? Taziye Sofrası: Gelenek mi, Yük mü? Bir Sabah Yürüyüşünden Toplumsal Vicdan Muhasebesine 28 Bin TL ile Hayat mı, Hayatta Kalma Mücadelesi mi? Bir felaketin uzayan gölgesi Kaysı,saglık,çimento Tekstilde Sessiz Göç Merhaba