Zindandaki delik

Sabri Altun

13-07-2011 21:14

Karanlığın yüzü hep karanlıktır.
Çekirdek ve ağacın maksadı meyve vermektir.
Ve meyve tekrar çekirdeğe döner.
Ve döngü devam ediyor…
Arkadaş!
Eğer bu gün boşsan peşime takıl.
İki halet ve iki sahneyi ya göreceğiz ya da oynayacağız.
Sonra oturup konuşacağız.
Çünkü hayat bir kurmacadır.


Birinci halet, birinci sahne:
 
Dekor, yeraltı zindanları…
Etraf alaca karanlık…
Dört taraf duvar, sol tarafta demirden bir kapı.
Arada bir kapı ürperti veren bir gıcırtı ile açılmakta içeriye zindancılar girmektedir.
Bazen mahkûmlara yemek getirmekte bazen de elindeki kırbaçla sağa sola vurmaktadır.
Zindandaki yaşlılar çaresiz bir bekleyiş içinde iken gençler fırsat buldukça bir birlerini boğazlamaktadır.
Arada bir derin bir çığlık duyulmakta ve ardında ölüm deliğine birileri atılmaktadır.
Çocuklar ise her zaman olduğu gibi masumiyeti temsil ettikleri için dünyayı yaşadıkları zindan sanmakta ve keyiflerince oyunlarını oynamaktadırlar.
Düşünen kafalar ise kapının önünde bir efsaneyi konuşmaktadırlar.
Çünkü efsane kehanetle sonlanacaktır.
Eğer ki kehanet gerçekleşirse kapı bütün haşmeti ile açılacak bütün mahkûmlar hürriyetlerine kavuşacaklardır.
Benim dilimde bu kehanetin adı; “fecri sadıktır.”
Bir başka dilde; “türbülanstır”
Daha başka bir dilde ise “Hermeciddun harb”
Ya “Sarıklı genç” gelecek ya “Mesih” gelecek ya da “İsa ile Mehdi” gelecek.
Ha bu arada sahnede unuttuğum bir hakikat daha var:
Zindanın duvarları gittikçe daralmaktadır.
*
Sizce çekirdeğin meyve verme zamanımıdır yoksa meyve çekirdek mi verecek?
İşte tam bu noktada iki bakış açısı dikkatleri çekmektedir.


İkinci halet ikinci sahne


Dekor aynı dekor...
Etraf yine alacakaranlık…
 
Önce hazin hazin çalan bir müzik sonra yüksek tempoda trampet en nihayet büyük bir patlama…
Etraf dumanla kaplanırken ilginç bir hadise gerçekleşir.
Zindanın güney duvarında büyük bir delik açılmış mazlum mahkûmlar dışarıya çıkarken kapının önünde kahramanını yahut fecri sadık’ı bekleyen yaşlılar gözlerini kapıdan ayırmazlar.
-“yahu çıkın dışarı baksanıza duvarlar delindi işte beklediğiniz kehanet gerçekleşti.”diye bir ses işitilince, yaşlılar hep bir ağızdan:
-“Bu yaşadığınız kehanet değildir. Bir kandırmacadır. Gerçek kehanet ahan bu kapının kırılıp açılması ve arkasında sarıklı gencin gelmesiyle olur.”
Sonra hep birlikte dönerler delinen duvardan dışarıya bakarlar. Dışarıda uçsuz bucaksız bozkırlar, denizler, deryalar gözükmektedir. Özgürlüğün sembolü kelebekler uçuşmaktadır. Şelaleler akmakta, derin ormanlar uzaktan uzağa gülümsemektedir.
Yaşlıların en yaşlısı, gözlerinde yaşlar akıtarak:
-“ahh ahh! Manzarayı görüyor musunuz? İşte özlenen fecir bu manzara gibidir. Zavallılar da bunu gerçek sanıp aldanıyorlar.”
Derken bütün mahkûmlar büyük bir gürültüyle dışarı çıkarken en tepedeki sahnenin ışığı boş sahneyi göstere göstere kapının dibine gelir ki aynı yaşlılar hala gözyaşı dökmekte hala secdeye varmakta hala ellerini dergâhı ilahiyeye kaldırmaktadır.
*
Şimdi gel arkadaş birlikte bu sefer hayatın gerçek sahnelerinden bir iki tanesine daha bakalım.
Yer Adıyaman’ın turistik bir oteli.
Yıl 2010’un Ramazan ayı. Bir sivil toplum kuruluşu iftar yemeği vermektedir.
Yemekten önce sayın vali bir konuşma yapıyor.
Herkes pür dikkat fakat pek de şaşırtıcı bir konuşma değil.
Çünkü günümüz valilerin normal bir Ramazan ayı konuşması.
Allahtan, Kur’an’dan ve Ramazan ayının faziletinden bahsediyor.
İnsanların yüzüne bakıyorum pek de bir şaşkınlık emareleri görmüyorum.
Oysa ben çok farklı duygular içindeyim.
İçim içime sığmıyor.
Sonunda dayanamayıp birlikte oturduğum dostuma dönüp fısıldayarak:
-“Yahu arkadaş bu konuşan validir ha! Bir müftü değil?”
Dostum sadece yüzüme garip garip bakmakla yetiniyor.
Hâlbuki dostum niçin öyle dediğimi sorsaydı onu 1963 senesine götürecektim.
Evet, ben 2010’un valisini dinlerken aynı anda hayalimde 1963 senesinin Adıyaman valisi cirit atıyordu.
O tarihte henüz dünyaya gelmemiştim ama Kur’an kursu hocamızın anlatıklarıyla kulaklarıma o valinin ceberut sesi yankılanıyordu.
O zamanki valiler 60 ihtilalının valileriydiler.
En büyük sorumlulukları din düşmanlığıydı.
Ta ilden kalkıp ilçeye gelen vali direk yeni açılan kuran kursuna gider.
Gelmeden önce jandarmalar her tarafı ablukaya almıştır.
Adeta sokağa çıkma yasağı vardır.
Hiçbir vatandaş vali işini bitirene kadar o caddeyi kullanamaz.
Bilmeyerek kullanmak isteyen ya dipçik yiyor yahut azarlanıyor.
Ve en nihayet vali bütün hışmıyla kuran kursuna girer.
Valinin suratı cehhenem zebanilerini hatırlatır derecede ürkütür çocukları.
Çocuklar masum masum bakarken ayakları titremektedir.
Vali önce hocaya bir sürü hakaret ve tazir yağdırdıktan sonra hışımla sınıfa döner:
-"Siz neden okula değil de kur’an kursuna geliyorsunuz?"
Çocuklardan çıt çıkmaz.
Tekrar gür bir sesle:
-"Neden okula gitmediniz de buraya geldiniz."
Sonunda bir çocuk:
-"Dinimizi öğrenmek için”
-"Dininizi öğrenmek bu yaşta size düşmez.”
Vali o kadar kızar ki tahtaya bir harf yazar ve bir çocuğa oku der.
Parmağıyla işaret ettiği çocuğun yanındaki “ben mi “ diye sorunca:
Koskoca (!) vali:
“Aayır, ahırınızdaki diğer öküze söylüyorum”
Artık vali kızdıkça ağzında köpükler oluşmaktadır. Hocaya tekrar bir sürü hakaret yağdırdıktan sonra bütün çocukları dışarı çıkartıp hocanın eşliğinde ilkokula kadar yürüyüşle getirtip hepsini okula yazdırtır.
*              *              *
Evet arkadaş!
Oturup konuşalım demiştim.
Fakat konu çok uzadığı için sadece bir iki soru sorup bitirelim.
Biz şu an hayali bir manzarayı mı seyrediyoruz yoksa gerçekten zindandan bir delik açıldı da dışarı mı çıkmışız.
Yoksa hala sarıklı bir genç mi bekleyeceğiz

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00