Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2)

Sabri Altun

04-07-2010 09:34

Erek Dağını terk ederken içimde bir eksiklik olduğunu hissettim.
Çünkü bu ziyaret eski Said dönemindeki Erek'ti.
Yeni Said döneminde yapılacak bir Erek ziyaretinde çok daha farklı duyuların yaşanacağı belliydi. Dolayısıyla öyle bir ziyareti başka bir zamana bırakarak merkeze doğru yol aldık.
İkinci bir ziyaret için tamamen o zamana endekslenmek gerekmektedir.
Ankara'da gördüğü bazı hakikatler sonucu "euzubilahimine şeytani ve siyaset" deyip inzivaya çekildiği zamanki duygularla burası tekrar ziyaret edilirse çok daha farklı bir atmosfer oluşacağına inanıyorum.

Böylesi yoğun düşüncelerle merkeze dönerken Ata Hoca son derece orijinal bir hatıra anlattı.
Bediüzzaman'ı Erek'te ziyaret eden yaşlı bir amca kendisine şöyle anlatmış:
Biz köyümüzde bir grup insanla birlikte Seyda'yı ziyarete gittik.
Seyda bize çok şeyler anlatmıştı. Fakat bir meselesi hiç aklımda çıkmıyor. Demişti ki: "ben eski Said'in yeni Said'e dönüşeceği zaman çok farklı haletler yaşadım. Bazen kendimi çok değişik âlemlerde buluyordum. Bir seferinde karanlık ve dehşet bir vadiye atılmıştım.
Her taraf karanlık hiçbir yer görmüyordum. Olduğum yerde kala kalmıştım. O vadiyi geçmem gerektiğini biliyordum. Tam o hengâmede bir ses işittim. Birisi bana sesleniyordu.
"Vara xali xeyi Şarani" (Şarani dayına gel) sesin geldiği tarafa doğru meylettim. İmam-ı Şarani'yi gördüm, elimden tuttu o vadiden çıktık."
Ata hoca daha sonra Şarani hazretlerinin soyunu takip etmiş ve soyunun Üstad Hazretlerinin annesi tarafından Hz. Hasan'a dayandığını, böylece gerçekten İmam Şarani Hazretlerinin Üstadın dayısı olduğunu tespit etmiş.*

Evet, insan Van'da an be an hatıralarla dolup taşıyor.
Aslında anlatılanlar, en az yüzyıllık hatıralardı. Lakin Van'da ki atmosfer o kadar canlı ki sanki henüz yaşanmış  gibi geliyor insana.
Sanki her şey yüzyıllık bir uykuya dalmış da yeni yeni uyanıyor gibi bir hava hâkim.
Sanki arada yüzyıl geçmemiş gibi her şey ve her hatıra tazeliğini koruyordu.
Bu düşüncelerimi pekiştiren en ilginç hatıra ise vali konağıdır.
Orayı gördüğüm zaman Erek'ten çok daha farklı bir duygu hissettim.
Ve inanın bence hiç kimsenin dikkatini çekmeyen bir hakikatle karşılaştım.
Eskiden vali konağı dendi mi hayallerimde ihtişamlı binalar canlanırdı. Bina sur gibi taşlardan yapılmış adeta saray yavrusu gibi konaklar tahayyül ederdim. Oysaki bu konak hiç de taşlardan yapılmamıştı. Duvarları "kerpiç"ten (ham çamurdan duvar için yapılan yapılmış tuğla benzeri inşaat malzemesi) bağlantıları da ağaçtan
yapılmıştı. İhtişam yoktu ama virane görüntüsüne rağmen asalet kokuyordu.

Kapıdan içeri girdiğimde her taraf açık olduğu halde bir an kendimi o zamanda hissettim. O zamana meydan okuyan duvarlar, o yüzyıllık rüzgârlara ve yağmurlara direnen duvarların bana bakıp ağlaştıklarını duyar gibi oldum. Sanki bana şöyle diyorlardı:
"Biz hatıralarımızı ancak bu kadar zaman saklayabildik. Onun sesinin yankısı hala duvarlarımızda saklı. O sestir ki bizi bu kadar zaman ayakta durdurabildi. O sestir ki yağmurlar bize kar etmedi. O sestir ki karlı kış geceleri boyu ısındık.
Ey "yüksek asrın" arkasında gizlenmiş ve şimdi ortaya çıkan nesli cedit işte biz o emanetleri sizlere devrediyoruz. Onsuz geçen yüzyıl bize çok işkenceli geldi. Alın emanetinizi"

Evet, mekânlar davalarla büyür.
Mekânlar büyük şahsiyetlerle kişilik bulur.
Eski Van vali konağı belki çok Vali barındırdı belki gerçekten önemli kişilere mekân oldu ama onu bu zamana taşıyan saik Bediüzzaman aşkıydı.
Nasıl ki ona geçici bir süre tabut olan tahta parçaları ateşte yanmamışsa onu yıllarca barındıran bu toprak duvarlarda suya ve rüzgâra bu kadar yıl dayanabilmiştir.
Hakikaten o duvarla baktığnızda o duvarların yıkılmaması için hiçbir sebep yokken nasıl bu kadar süre yıkılmadığına insan hayret ediyor.
O konağı ziyaret eden herkes bu gözle bakarsa haklı olduğumu görecektir.
Ve öyle sanıyorum ki bu duvarların her karesi en azında fotoğraf ve filmlere alınmalı.

Bence onları bu kadar ayakta tutan şey Bediüzzaman'ın Müjde verdiği nesli görmeleri içindir.
Eğer bizler gidip Bediüzzaman'ın davasının artık asrı kucaklayan büyük fütuhatlarından bahsedersek huzur içinde yıkılacaklarından eminim.
Zira onlar bu müjdeli zaman için beklediler.
Bu konağı ve bahçesini gezerken yukarda bahsettiğim daha bir çok düşünce bana hücün etmişti.
Oradan ayrılırken Resul Hocaya her karesinin fotoğrafını çekmesini istemiştim.
Daha sonra her karesinin filme almasını da dilemiştim.

* İmam Şarani kimdir?
Asıl adı Abdülvehhâb bin Ahmed bin Ali el-Hanefî'dir. Saçlarını uzattığı için "Şa'rânî" (saçlı) lakabıyla tanınır. 1492'de Mısır'da doğdu, 1565'te vefat etti. Tahsilini Kahire'de tamamladı. Başta tasavvuf olmak üzere, akâid, fıkıh, ansiklopedi, gramer ve tıbba dair eserler telif etti. Eserlerinde tekke ile medrese ilminin uyumlu bir
terkibini yaptı. Dört mezhebin birleşen ve ayrılan taraflarını ele aldığı, birden fazla mezhebin hak olduğunu, bütün hak mezheplerin aynı kaynaktan beslendiğini açıklayan ve "Mîzân-ı Şa'rânî" diye isimlendirilenen kitabı, bilinen en meşhur eseridir.

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00