"Yarab hayretimi arttır"

Sabri Altun

21-12-2010 10:42

Annelerinizin rahimlerinde size dilediği gibi bir suret veren odur.

(al-i imran suresi: 6.)

"o sizi, annelerinizin karnında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan

diğerine çevirerek yaratıyor." (zümer suresi: 39:6) 4- "gökleri

 

"İnsan bu bir su misali kıvrım kıvrım akar ya

Bir yandan akan benim öbür yanda Sakarya."

 

Bebekler dünyasına hiç nazar ettiniz mi?

Bir kere ağlamaya dursunlar, dünyanızı karartırlar...

İnsan ağlayan bir bebeğin karşısında öylesine aciz düşer ki, dünyayı

versen durduramazsın.

Çünkü ne laftan anlar ne tehditten...

O sadece ağlar...

İşte o zaman annenin kıymetini anlarsınız.

Zira sadece annenin bebeği kucaklaması sesinin kesilmesine yetiyor.

Hakikaten o küçücük bebek, o maddi manevi hiçbir şeyi bilmeyen(!)

bebek, neden annesinin kucağına girer girmez sesini kesiyor ve hatta

mışıl mışıl uyuyor?

Sizce bunun sebebi ne ola?

Ben eskiden sebebini "anne kokusu" olarak düşünürdüm.

Anne kokusu cenneti hatırlatır.

Anne kokusu dünyanın en güzel kokusudur.

O kokunun duyulduğu mekânlar dünyanın en güvenilir mekânlarıdır.

Fakat bu hissi bebeğe veren sebep nedir?

İşte hep onu düşünür dururdum.

Nerde bir bebek görsem ki annesinin kucağında, gamsız kedersiz

yatıyor; derin bir tefekküre dalardım.

Rabbim bu hissi nasıl bu bebeğe vermiş diye?

Nasıl biliyor ki bu anne, onu canı pahasına koruyacaktır?

Ve nasıl biliyor ki o kucak, onun için dünyadaki en güvenilir yerdir?

*

Zaman akar. İnsan akar. Ve bilim akar.

Bilim aktıkça kur'an ayetleri de açılır.

 

"And olsun ki Biz insanı çamurun özünden yarattık. * Sonra onu sağlam

ve korunmuş olan anne rahmine bir damla su olarak yerleştirdik. *

Sonra o su damlasını pıhtılaşmış bir kan olarak yarattık. O

pıhtılaşmış kanı bir parça et olarak yarattık. O et parçasını kemikler

olarak yarattık. Kemiklere de et giydirdik. Sonra da onu bambaşka bir

yaratılışla inşâ ettik. Yaratıcılık mertebelerinin en güzelinde olan

Allah'ın şânı ne yücedir! (Mü'minûn Sûresi: 12-14.)

Ve bu ayetler indiği zaman hani vahiy kâtiplerinden birisi daha son

kelimeler inmeden haykırır "Allah'ın şânı ne yücedir" diye...

Sonra son kelimelerde inince, hayretinden bir titreme alır.

"acaba bana da mı vahiy geldi " diye bir ürperti sarar.

teşbihte hata olmasın,Tıpkı vahiy kâtibi gibi bende ana rahmindeki

amniyon kesesini öğrendiğim zaman, Allah'ın yaratılış kudretinin

karşısında hayret ederken : "Sonra onu sağlam ve korunmuş olan anne

rahmine bir damla su olarak yerleştirdik." Ayetini de okuduğum zaman

"Allahu Ekber" nidası bütün benliğimi sararak dudaklarımdan dışarı

çıktığında secdeye varasım gelmişti.

Gerçekten de Rabbimin yarattığı her şey mükemmeldi ve mükemmelliğin

yanında bilmediğimiz birçok sırları da barındırıyordu.

Nedir bu amniyon kesesi?

"Amniyon kesesinin içinde amniyon sıvısı adı verilen bir sıvı bulunur.

Bu sıvı hamilelik ve bebeğin gelişimi açısından son derece önemlidir

Bebeği dış etkenlere karşı korur ve bebeğin kas ve sinir sistemi başta

olmak üzere pek çok organ sisteminin gelişiminde etkilidir."

Evet bu bilgi genel olarak tüm tıp kitaplarında bulunur.

Fakat son zamanlarda yapılan araştırmalar amniyon sıvısının çok daha

farklı sırlarını bize sunuyor.

Bir amniyon sıvısına; sıvı içerisinde ses kaydeden bir cihaz

yerleştirerek, anne karnında bebeğin annesinin sesini bir okşama

olarak algıladığı tespit ediliyor.(Elif dergisi.sayı:8)

Şöyle düşünün annenin hamilelik boyunca çıkarttığı birçok ses bebeğin

eline ve yüzüne bir okşama gibi geliyor. Bebek doğduktan sonra bu

hassasiyeti muhafaza ediyor.

Ve işte bunun için annesinin kucağına girer girmez ağlamasını kesiyor

ve annesini tanıyor.

İsterseniz bu durumu biraz tefekkür edelim:

Ana rahminde bebek annesinin sesini bir okşama gibi duyuyor.Adeta

annesinin eli çarpıyormuş gibi algılıyor.

Diğer taraftan bu ses amniyon sıvısının içinden geçiyor.

Yani ses amniyon sıvısına etki ediyor,amniyon sıvısında meydana gelen

dalgalanma bebeğe temas ediyor.

Dolayısıyla bütün sır bu dalgalanmada saklı...

Öyle ise nazarlarımızı bu sıvıya çekmeliyiz.

Bunun içinde Japon bilim adamı  Dr.Masaru Emotu'un keşfine bakmamız

gerekmektedir.

Dr.Emotu, 'Suyun Verdiği Mesajlar'' adlı kitabında ,su maruz kaldığı

etkiler sonucu nasıl ifadesini değiştirdiğini gösteriyor.

İki ayrı yere aynı sudan konulup ayrı etkilere; yani bir tarafta güzel

sözler, güzel müzik ve şefkat gösterisi sonucu suyun son derece güzel

kristaller verdiğini, diğer tarafta ise kötü düşünceler ve şiddete

maruz kaldığında şekilsiz kristaller verdiğini ispatlıyor.

Böylece düşünce ve duyguların fizik realiteyi nasıl etkilediğini net

bir şekilde gösteriyor.

tekrar amniyon sıvısına dönelim;

ve isterseniz başta bediüzzaman olmak üzere bir çok büyük zatların ana

rahminde iken annelerinin yaşam şekline bakalım.

Bediüzzaman'ın annesi hamile olduğunu anladığı andan itibaren asla

abdestsiz yere basmıyor.

Beyazidi besati hazretleri annesinin karnında iken annesinin en ufak

bir yanlışında tekmelemeye başlıyor taki annesi o yanlışı terk edene

kadar.

Öyle sanıyorum ki bu konu derinliğine araştırılırsa bütün büyük

zatların anne babaları takva özere yaşadıkları için günlük

yaşamlarında hak ve hakikattan başka bir paylaşımları olmayacağından

dolayı ta amniyon sıvısında iken o zatlar gerekli telkini ve dersi

alıyorlardır.

Zira amniyon sıvısı bu kısır bilgilere rağmen kişinin karakteri

özerinde çok büyük bir etki meydana getirdiği ortadadır.

Nitekim , "Rahimlerde olanı O bilir." (Lokman Sûresi: 31:34.) ayetini

Bediüzzaman  hazretleri tefsir ederken,

"o çocuğun acip istidad-ı hususîsi ve istikbalde kesb edeceği

vaziyetine medar olan mukadderât-ı hayatiyesinin mebâdileri, hattâ

simasındaki gayet acip olan sikke-i samediyet muraddır ki, çocuğun o

tarzda bilinmesi, ilm-i Allâmü'l-Guyûba mahsustur."(Lemalar.162)

Şimdi şöyle düşünün:

Bir çocuk tek hücre iken anne babasından aldığı genlerle birlikte,anne

va babasının aile içindeki günlük yaşam şeklinden(kızmalar

-sevinmeler,kahkahalar -ağlamalar,talı sözler -küfürler,helal- haram

lokmalar,yalanlar -doğrular ve benzeri tüm hayat argümanları)

annesinin maruz kaldığı görmediğimiz sayısız farklı ma'nevi

atmosferlere kadar,iman ve küfür muvazenelerinin özellikle çağımız

insanında iç içe yaşadığı bir ortama kadar,kısaca hayatın tüm bilinen

bilinmeyen yönleriyle bir likte yoğrulacak ceninin doğduktan sonra

alacağı karakteri allahtan başka kim bilebilir ki?

Birde anne ve babasının evlenmeden önceki hallerinin de bir çocuğa

etki edeceği ni hesaplarsak (İmam-ı Azam'ın babasının evlenmeden önce

arkdan gelen bir elmayı ısırması, İmam-ı Azam'ın Kur'anı bir günde

değilde üç günde hıfz etmesinin  sebebini annesi o ısırığa bağladığı

misali)Cenab-ı Hakkın  : "Rahimlerde olanı O bilir." kelamı önünde

secdeye varmak böylesi külli bir rububiyete karşı hiç olmazsa basit

bir ubudiyet olarak insanların kulluk borcu olsa gerek...

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00