Toplumsal refleksler

Sabri Altun

16-09-2012 11:34

Hayata “siyah-beyaz” bir gözlükle baktığınızda o kadar çok şey kaybediyoruz ki, belki gördüklerimizin çok ama çok ötesinde ‘görülebilecek’ alanları yokluk cenderesine atıyoruz.

Diğer taraftan insanlığın bu gün vardığı uygarlık seviyesinin alt yapısını ise yine bu” siyah-beyaz” bakış sağlamıştır.

Yani önce siyah-beyaz olan net gerçeklikler olgusuyla bilim doğmuş ve 20. yüzyıla kadar gelinmiştir.

Bu gün ise ana hatların arasında Kuantum mikroskop’u ile derinlikler keşfedilmeye başlanmış, asırlardır göz ardı edilen küsuratların aslında gözüken kısımlardan çok daha fazla olduğu anlaşılmış ve ona göre yepyeni bir dünya görüşü hâkim olmuştur.

Nitekim bu çağın büyük ekonomistleri artık en büyük harcamaların ufak tefek olarak yapılan harcamalar olduğunu söylüyorlar.

Dolayısıyla sosyal hayata baktığımızda ise yaşanan süreçlerde göz ardı edilen ufak-tefek toplumsal reflekslerin zaman içerisinde insanlığı kölelikten hürriyete doğru yükselttiğini görmemiz mümkündür.

İsterseniz bu gün bu ufak reflekslerin Çelikhan gibi vurdumduymaz bir toplumda nasıl sonuçlar doğurmuş olduğunu Çelikhan’da belediye başkanlığı yapmış olan insanların şahsında değerlendirelim.

Bu değerlendirmeye geçmeden önce; toplumumuzun genel karakteri hakkında tarihi süreç içerisinde bazı kavramlar ışığında bilgi vermemiz gerekmektedir.

Evet, yöre toplumu feodal bir toplumdur.

Yani aşiretlerden meydana gelmiştir.

Aşiretleri ise “beyler” yönetir.

Beyler genellikle babadan oğula bir saltanat gibi tabii bir hak olarak gelir.

Ve göçebe bir hayat hâkimdir.

Zaman içerisinde göçerler yerleşik hayata geçince “beylikler” yerini “ağa”lığa bırakır.

Ağa yaşadığı yerdeki tüm toprakların sahibidir.

Halk ise tarlasında çalışan, ırgat işçi, rençper yahut marabadır.

İşte bahsettiğimiz bu ufak tefek toplumsal refleksler burada da devreye girerek zaman içerisinde bu maraba takımı yavaş yavaş toprak edinmeye başlar.

Buna “sahip olma” refleksi de diye biliriz.

Belki büyük bedeller ödenir büyük sıkıntılar, büyük dramlar yaşanır fakat fıtri olarak insanın içinde var olan sahip olma refleksi yüzyıllar sonra halkı pay sahibi yapmıştır.

Pay sahibi olma zamanı ise ancak 20 yüzyılın ortalarından sonra olmuştur.

Bölgenin bu son elli yıllık mazi kabristanına bir kulak kabartırsanız derinden derine enim iniltiler vaveylalar ve haykırışlar duyacaksınız.

Bu toplum belli bedeller sonucu payını kaptıktan sonra bu sefer bir sıkıntıyla daha karşılaşır.

Ayakları üstünde durması gerekmektedir.

Öyle ki yüzyıllar boyunca sadece çalışmış ne yapması gerekiyorsa emir karşılığı yapmış kendi adına hep ağa düşünmüş ihtiyaçlarını ağa hesaplamış ona hiçbir zaman düşünme hakkı verilmemiş.

Veyahut da düşünme ihtiyacı hissetmemiş...

Dolayısıyla uzun bir süre daha ağanın düşünceleriyle hareket etmek zorunda kalmıştır.

Ülke demokrasiye geçtikten sonrada ağayı kendisine vekil yahut belediye başkanı olarak seçmiştir.

Tabii ki zaman ilerledikçe insanlık genel manada tekâmül ettikçe bu sefer kendi hesabına ‘düşünme refleksi’ devreye girecektir.

Tam bu noktada ağaya karşı çıkan kişi kâhya olmuştur.

Halk ağanın elinde yetkiyi almak için kâhyaya hücum etmiş onu kendisine baş yapmıştır.

Öyle sanıyorum ki bu sürecin en zararlı kısmı bu dönemeç olmuştur.

Çünkü kâhya alttan halktan biri gibi gözüküp sempati kazanırken üstten ağaya olan üzentisi galip gelmiş ağadan sonra ki “acemi ağa” olarak toplumu yönetmeye çalışmıştır.

Bu süreç ilerlemenin yavaşladığı bir süreçtir. Zira kâhya sadece despotluk manada ağanın yerini tutarken, ağalığın getirdiği derin sorumluluğu üstlenemeyerek halkı sahipsiz bırakmıştır.

Mesela ağa yeri geldiğinde halk için fedakârlıklar yaparken kâhya bu fedakârlığı yapamayacaktır.

Zira öyle bir yetişme şekli yoktur.

Bu süreç her ne kadar kaybedilmiş bir süreç olarak gözükse de, hakikat ve demokrasi noktasında çok önemli bir aşamadır.

Halkın kendi kendisini yönetmesi ve kendisi hakkında düşünmesi bakımından büyük bir başarıdır.

O kökleri derinlerde olan asırların getirdiği mukavemetle devrilmesi imkânsız gibi gözüken ağalık devrilmiştir.

Dolayısıyla sahip olma, düşünme ve kendi kendisini yönetme refleksleri çoğalmış, hür olmanın tadına varmış olan topluluk için kâhya ve kâhya gibi ağaya özenen idarecileri devirmek artık kolaydır.

Artık bu andan sonra seçeceği kişiler meşveret ruhuna saygılı kişiler olacaktır.

Başına seçeceği adam halkın söylemleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kalacaktır.

Sevgili dostlar!

Her ne kadar Çelikhan’da yukarda anlattığım manada bire bir kişilikler uymazsa da her bir başkanımızın kendi çağına uygun bazı özellikleri yansıttığını görmemiz mümkündür.

Bir sonraki yazımızda inşallah Mahmut Şahin’den Mehmet Bora’ya kadar seçilen başkanlarımızı bu manada değerlendirmeye çalışacağım.

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00