Son Osmanlıya son saldırı…

Sabri Altun

06-06-2013 18:35

Birçok dost ve arkadaşlar benden şu gezi parkı ile ilgili yorumumu istiyorlar.

Sen ne düşünüyorsun?” diyorlar.

Bende kendilerine şunu söyledim:

“Ben eskiden Türkiye ile ilgili derin hamleler yapıldığında haberim olmadığı halde içime bir karanlık çöktüğünü bir bunalım yaşadığımı hisseder ve ona göre kendimce yazılar yazardım.

Eğer bu olaylar o zaman olsaydı kan gövdeyi götürürdü.

Kesin bir ihtilal olur, başbakan bütün kurmaylarıyla asılırdı.

Ve bizde oturup burada iç geçirir sadece beddua ederdik.

Ama ne gariptir ki bu kadar geniş çaplı büyük destekleri olan bir olaylar zinciri oluyor içime hiçbir karamsarlık girmiyor.”

-“Neden?” derseniz; artık olaylar eskisi gibi o kadar karanlık zeminlerde cereyan etmiyor.

Gerçekleri sadece bu ülkede birkaç kişi değil bütün halk görebiliyor.

Yine de bu konu ile ilgili ufak bir yorum yazıp face’de yayınlamıştım.

Bu olayla ilgili tanımlamam şuydu:

“Türk baharı” ismi altında global bir Ergenekon dalgası…

Tabi bu tanımlamayı yapınca karşı çıkan yorumcular oldu.

“Bu halkın hiç mi iradesi yok ki birilerin etkisiyle hareket ediyorlar. Neden hep bir şeylere havale ediyorsunuz. Her olayda dış güçleri aramak zorunda mıyız?”

*                           *                           *

İsterseniz olayları değerlendirmek için önce Türkiye’yi çok iyi okuyalım.

2000 den önce ihtilal yapıp hükümetleri devirmek çok kolaydı.

Zira kurulu bir düzenek vardı.

Hasan Cemal’ın özetlediği basit bir hareket vardı.

Sadece askeri kışkırtmak…”

Bunun için üniversiteler, basın ve işadamları yetiyordu.

Önce bir haber yapılır (yalan yanlış fark etmez) ardından sözde bilim adamları(!) konuşturulur, derken iş adamlarından destek gelir(iş adamları da hepsi o canipten beslenenlerdi) belki bir iki sanatçı(mukaddesatı sevmen sanatçılar) araya girer ve “irtica hortladı Atatürk ilke ve inkılaplar elden gitti” bahanesiyle askere başa geçme yetkisi verilirdi.

Ha birkaç tanede faili meçhul cinayetler…

Son on yılda ise bu düzenek tamamen değişti.

Daha doğrusu ne kadar denedilerse başarısızlıkla sonuçlandı.

Hal böyle olunca ülke değişimle birlikte gelişimde gösterince batılı bundan rahatsız olmaya başladı.

Şu bir gerçek ki büyüyen bir Türkiye batı için her zaman bir handikap belki bir tehdit olarak karşılarında duracaktır.

Nitekim bu hali 2011’ler de gözetlemeye başladılar.

Şunu da unutmamak lazım ki: batıyı batı yapan yaptıkları ince hesaplardır.her zaman ikinci ve üçüncü planlarının olmasıdır.

Şimdi diyeceksiniz ki “madem öyle neden bu kadar yıl durdular. Türkiye’ye 10 seneden fazla bir istikrar fırsatı verdiler?”

Bence bu Allahın bir lütfüdür. Zira bu süreç içinde batı iki önemli olayı yaşadı.

Birincisi 11 Eylül saldırısı ikincisi ve belki de en önemlisi yaşadıkları ekonomik buhran.

Onlar kendi dertlerine düşerken Türkiye bu son on yılı atlattı.

Ta ki 2011 de nazarlarını Türkiye’ye çevirdiler.

O tarihte Amerika’da en çok satan gazetesi The Wall Street Journal şöyle bir yorum yapmıştı:

 

"Modern Türkiye göz kamaştırıyor ve şaşırtıyor. İki haneli büyüme rakamlarıyla ve her yerde parlak yeni binalarıyla, bir zamanların 'hasta adamı' şimdi daha ziyade Avrasyalı bir Çin'e benziyor."

Başbakan için ise şu yorumu yapmıştı:

"İslamcı harekette başladı, seçimlerden ezici zafer ile çıkıp üçüncü kez iktidara geldi. Bir elinde bir iPad, diğerinde tespih ile seçim kampanyasını yürüttü."

Amerika gazetesi bu yorumu yaparken, Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro ise Türkiye için 'bölgesinin Almanya'sı' tabirini kullanıyordu.

Ve ardından şu yorumu da ekliyordu:

'Türk Malı' ibaresi 20 yıl önce bir şey ifade etmiyordu. Ancak bugün aranan bir ifade haline geldi. Türkler 'bölgelerinin Almanya'sı haline geldi. Türkler hasta adam Osmanlı'yı yeniden canlandırıyor." 

 

Evet, yüz yıldan fazladır Avrupa’nın hasta adamı ayaklanmıştı.

Bu ayaklanma onları ürkütüyordu:

Çünkü ayaklanan adamın ellerinde iki şey vardı; bir elinde tespih bir elinde ipad…

Şimdi siz söyleyin Avrupa bir daha bir Osmanlıyı ister mi?

*                          *                  *

Evet, ben bütün samimiyetimle şunu iddia ediyorum ki:

Bu olay topyekûn batının bütün gücünü kullanarak içimizdeki safdirikleri (her zaman olduğu gibi) kullanarak yaptıkları bir saldırıdır.

Bu iddia için birkaç soru sormak yetiyor:

Eylemler başlar başlamaz sançtılar ve gazeteciler tam bir organizasyon görüntüsü vermediler mi?

Gezi parkı direnişi nerdeyse tüm ülkeye yayılmadı mı?

Bazı Avrupa ülkeleri eş zamanlı aynı açıklamaları yapmadılar mı?

Yabancı istihbaratlar, sermaye kuruluşları, lobiler fırsattan istifade ortak saldırıya geçmediler mi?

İsrail tarihi boyunca özür dilemediği halde Türkiye’den özür dilemesini hoş mu karşılayacak?

Kendince bazı fırsatların peşinde koşmayacak mı?

Ülke barış sürecini çok iyi bir şekilde atlatacağı hengâmede bu olay neyin nesi peki?

Abdülhamit han batıya borcunu verdiği andan itibaren bu tür ayaklanmalar, hatta aynı o gezi parkında başlayan isyanlarla tahtan düşmemiş miydi?

İMF borcunu verdiğimiz bu sürede neden bu olay patlak verdi?

İsterseniz şöyle bir tahlil daha yapalım:

Basit bir olay, masum bir karşı çıkış, nasıl odluda bütün ülkeye pompalanmaya başladı?

Önce ağaç kesimine bir karşı çıkış, sonra içki yasağına dönerken ardından AKP ve başbakan karşıtlığına inkılâp etti.

Şimdi bakıyoruz ki asıl mesele bu değil, asıl mesele farklı boyutlara taşınıyor.

İsterseniz Bunu anlamak için tekrar 2011’e WSJ gazetesine dönelim.

Oradaki bir paragraf sanki bütün bunların açıklamasını veriyor:

 

"Sayın Erdoğan, Türkiye'nin boğazını sıkmak ve İran gibi bir ülkeye dönüştürmek istese de ülke, muhtemelen kendisi (veya başkasının) bunu başaramayacağı kadar fazla çoğulcu, canlı ve karışık hale geldi. Türkiye'nin deneyimi, bu yıldaki halk ayaklamalarının ardından Arap dünyasında kopyalanması fazla zor olabilir."

 

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00