Sineklerin kartallalra savaşı…

Sabri Altun

24-02-2014 16:51

Mülk boyutu ile melekût boyutunda olanları zülcenaheyn bir bakışla seyretmek benim gibi mülk boyutuna kesif bağlarla bağlananların haddi değildir.

Oturup mana âlemini temaşa etmek/etmeye çalışmak benim gibi günahkârların harcı hiç değildir.

Bu âlemlerin hikmet kalemiyle çizildiğini bilip (hikmet verilmediği halde) hikmet derinliklerinde kulaç atmak da benim gibi nadanların işi hiç değildir.

Lakin görmemek olmamasına delalet etmediği gibi, bir şeyi his etmek de olmamasına delalet etmeyecektir.

Bu gün oturup havsalamı kurcalayıp aklımı kullanmaya çalışıp eksik parçaları da hayal macunuyla yapıştırmaya çalışacağım.

Her kes benim gibi düşünmek zorunda da değildir.

Ayrıca bir iki yıllık Kur’an’ı öğrenip okuduktan sonra “hüküm çıkartabilirim” diyenlere ise lafım hiç olmaz…

*                    *               *

Nedir bu halı alem?

Kim haklı kim haksız?

Peki kaderin hükmü nedir?

Yahutta cehaletimizin samimiyet ve sadakatimizi kullanıp girdiği yolda sonu uçurum olan toplumsal yönlenmelerin mesuliyetini hangi ölçücüklerle taksim edeceğiz?

Aklımda şu an bir benzetme dolaşıyor. Belki uyar belki uymaz bilmiyorum ama havsalam menüye bunu yazdığı için bende ondan başlayacağım;

Bir kartal ile bir sineğin kıyaslamasını yaparsak,(hangi cesaretle demeyin ikisinin ortak özelliğini kıyaslayacağız.) nasıl bir sonuç çıkacak?

Zira ikisi de uçuyor.

Hatta isterseniz kıyaslayacağımız sinek bir kelebek olsun belki biraz daha özellikli olur.

Yerde sürünen bir tırtıl iken bir gün sonra müthiş bir mucize sonucu dünya güzeli kanatlara sahip bir kelebek oluyor.

Artık bir merhale kat etmiş, kartalların uçtuğu yepyeni bir dünya boyutuyla hayatını sürdürmektedir.

Şimdi siz söyleyin bu kelebek kalkıp kartallara meydan okuyabilir mi?

Daha da önemlisi kendisini Kartallardan üstün tutabilir mi?

Yani o diyebilir mi ki;” kartalların kanatları varsa benimkide vardır. Üstelik benim kanatların envai çeşit renklerle doludur. Çok daha estetiktir. Öyle ise ben bu âlemin kralıyım.”

Kartallara meydan okuyan sineklerin kulakları çınlasın.

*                              *                        *

Bir derviş ve bir çöl düşünün.

Derviş hacca gitmek için yollara revan olmuştur.

Yolda bir kervana denk gelir kervancı başı dervişi “ buyur!” eder.

Dervişin zikrinden ve maneviyatında istifade etmek istiyor.

Derken yola devam ederler.

Derviş baş tacı edilmekte, en güzel şekilde ağırlanmaktadır.

Birkaç gün geçmemiştir ki çölün en derin kucağında eşkıya saldırısına maruz kalırlar.

Herkes aranmakta her şey talan edilmektedir.

Sıra dervişe gelir.

Eşkıyaların reisi ;”Dervişi bana bırakın der.” Dervişi baştan sona tarar zırnık bile yoktur.

Reis küstah ve alaycı bir tavırla;”Aklım olsa böyle sünepelerle uğraşmazdım. Bu adamda ne hayır çıkacak ki?”

Derviş reise bakar.

Adeta reisin gözlerinin derinliğinde bir şeyler arar gibi birkaç saniye durur.

Sonra reise şöyle der:

Siz her kesi soydunuz ama şu bizim kervancı başını soymadınız. Onu unuttunuz.”

Kervancının ve bütün eşkıyaların gözleri fal taşı gibi açılır.

Kervancıbaşını ararlar hakikatten bütün kervana eş değer cevherler çıkar.

Reis zevkle dervişi selamlar.

“bravo derviş!” deyip çeker giderler.

Eşkıyalar gidince, kervancıbaşı ve bütün kervan ehli dervişin özerine doğru yürürler.

Kervancıbaşı:”Yazıklar olsun sana derviş. Biz seni çölde yalnız telef olmayasın diye yanımıza aldık. Krallar gibi ağırladık, saygıda ve sevgide hiçbir kusur işlemedik. Karşılığı bu ihanet mi olmalıydı. Bendeki malları almasalardı önemli bir zararımız olmayacaktı. Oysa şimdi soğana çevrildik.”

Derviş manalı bir tebessüm fırlatır. Cemaati tek tek süzer sonra;

“Azıcık bekleyin” der.

Zaten yapacak bir şey yoktur çar naçar beklemeye koyulurlar.

Akşamüstüdür.

 Durdukları yerde konaklamaya başlarlar.

Henüz birkaç saat geçmemiştir ki bir bölük halifenin askerleri gözükmeye başlar.

Ve bütün eşkıyalar kıskıvrak yakalanmıştır.

Kervana bütün malları iade edilir.

Askerler ayrıldıktan sonra bütün kervan ahalisi dervişin etrafında merak dolu bakışlarla toplanırlar.

Derviş açıklamaya başlar:

-“Eşkıyalar hepinizi soyduktan sonra beni de arayınca baktım mana âleminde bu eşkıyaların zulmü öyle bir noktaya gelmiş ki gazabı ilahi ile onların arasında kervancı başının parası kalmış. Eğer onu da alsalar gazabı ilahi celb olacak. Onun için kervancı başını gösterdim.”

Şundan emin olun ki Allah’ın rahmeti gazabını çok geçtiği için her hangi bir topluluk basit günahlar sonucu gazaba uğramaz.

Dolaysıyla eğer ki bir topluluk gazaba uğruyor, hor ve hakir görülüyor, elindeki tüm yetkiler alınıyorsa gerçekten oturup düşünmeleri lazım.

“Zaman zaman ufuklarda ki sahte ışıkların gözleri yanılttığını hesaba katarsak, hakikat nurlarının önünü tıkamayacaklarını bütün akli selimlerin bilmesi gerekir…”

Vesselam…

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00