Müslümanlar savaşıyor.

Sabri Altun

17-08-2015 17:06

Bazen evimin merdiveninden inerken bir âmâ’nın nasıl yaşadığını anlamak adına gözlerimi kapatır aşağıya inerim.

Her bir adımda Allah’a şükreder, Rabbimin verdiği göz nimetinin hakkını nasıl veririm diye derin derin düşünürüm.

Sonra görmek ile bakmayı tasavvur ederim.

Sonra bakıp da görmemeyi…

Derken feraset aklıma gelir.

Sonra Resulullah’ın; “Mü’min ferasetli olur” hadisini düşünürüm.

O an İslam âleminin yaşadığı hal takılır belleğime…

Sonra Bediüzzaman’ın;”kurt gövdeye girmiş. Korkarım ki cemiyetin feraseti bunu kaldıramaz” diye sürüp giden konuşması aklıma gelir.

Derken deccal ağına takılır düşüncelerim.

Heyhat ki, Müslümanlar topyekûn saldırı altındadır.

Nihayet son iki yüzyıllık mağlubiyet gözlerimde canlanır.

Gerçekten İslam mı yenildi yoksa Müslümanlar mı?

*                          *                              *

Yine öyle bir gün Kapıdan dışarı çıkmış, kısa bir süre de olsa içine girdiğim kasavetli hali dışarıdaki atmosferin temiz havasıyla yer değiştirmeye çalışırken kulaklarımda bir sela sesi çınlar.

Sela demek cenaze demektir.

“İnnalillahi ve inna ileyhi raciun” Ayeti dudaklarımdan dökülür.

Hemen soruyorum: “kimdir? “ diye…

“Tabutsuz bir cenaze namazı kılınacak” diyorlar.

“Suriye de şehit düşen bir gencimiz…”

Hemen kim olduğunu anlıyorum.

Çünkü o genci tanıyorum.

Bir sene önce Suriye’ye gitmiş,“özgür Suriye ordusu” na katılmıştı.

Kulağa hoş geliyordu.

Esed zulmüne karşı direnen “özgür Suriye ordusu”…

Demek tekrar gitmiş, şimdi de şehit olmuş.

Beni bir düşünce sardı; gerçekten şehit olmuş mu dur?

Oysaki Bedir muharebesinde sahabeler ölüm yaraları aldığında Resulullah’a dönüp;

“ben Şehit miyim?” diye sorarlardı.

Hani HZ. Ubeyd’e bacağında yaralanıp oluk gibi kanı akarken Resulullah yüzündeki toprakları siliyordu.

O an hiçbir acı düşünmeden bir tereddüdünü gidermek için sormuştu.

“Ya Resulullah acaba ben şehit miyim?”

Resulullah ;”evet sen şehitsin” demişti.

Hakikaten manzara çok düşündürücüydü.

Resulullah’ın önderliğinde bir savaş oluyor.

Savaşanlar ashap, düşman ise müşriklerdir.

Bunlar şehit olmayacakta kim olacak, diye insan düşünürken,  yinede Sahabi “acaba” diyebiliyor.

Peki ya bu savaşta…

Bu genç…

-“İnşallah” diyorum.

Zira gencin niyetini çok iyi biliyordum.

Rabbim inşallah niyetine göre kabul eder.

*                    *                       *

Lakin ortada dehşet bir durum var.

Tetiğe basan “Allah-u Ekber” diyor.

Ölen kelime-i şahadet getirerek ölüyor.

Ve Resulullah’ın bir hadisi kulaklarımda çınlıyor:

“İki Müslüman’ın kavgası cehennem uçurumun kenarındadır.”

Ölende cehenneme düşebilir öldüren de…

İsterseniz bu dehşeti daha iyi anlamak için nazarlarımızı Suriye’ye çevirelim.

Suriye de yaşanan savaş nasıl bir savaş?

Görünürde sadece Suriye de savaş var lakin bütün dünya savaşıyor.

Amerika’sından İngiltere’sine, İsrail’den İran’ına, Rusya’dan Çin’ine ve en nihayet Türkiye’ye kadar bütün dünya burada savaşıyor.

Bilfiil içinde olmayan ülkeler ise çeşitli sebeplerle bu savaşla ilişkili…

Ve en garibi de nedir biliyor musunuz?

Dünyanın savaşında vuruşanlar sadece Müslümanlardır.

Karşıda inkârı ulûhiyet olduğu halde savaşta yok.

Karşıda Siyonizm olduğu halde savaşta yok.

Karşıda bütün ehli zındıka olduğu halde hiç birisi savaşta yok.

Sadece Müslümanlar vuruşuyor.

Alın işte deccalın gerçek yüzü…

Deccalı gerçekten görmek istiyorsanız Suriye’ye bakın.

Öyle bir savaş ki Müslümanlar ölüyor.

Öyle bir savaş ki İslam zedeleniyor.

Öyle bir savaş ki Kur’an inciniyor.

Oysaki Resulullah şöyle buyurmuştu:

“Müslümanlar arasına nifak girerse kendinize ağaçtan bir kılıç hazırlayın.”

*                         *                        *

Hani cumhuriyetimizin ilk yıllarında, Ankara’da yaşanan gelişmeler ehli hamiyeti galeyana getirmiş, her kes ayaklanmış Ankara’ya isyan bayrağını kaldırmak istemişlerdi de Bediüzzaman engel olmuştu ya:

Şeyh Said’e ve Van eşrafına:”Siz kimi kime kırdıracaksınız. Karşınıza ehli zındık’a gelmeyecektir. Karşınıza Müslüman askerler gelecektir. Gidin evinize. Bu çağda maddi cihat kapanmıştır. Maddi cihadın anahtarı cebimdedir “ demişti.

Hâlbuki o zaman yaşanan zülüm belki Esed’in zulmünden daha şeditti.

Sadece Bingöl de yirmi bin âlim asılırken, Egede Menemen hadisesiyle binlerce dindar ölmüş, Trakya da bütün âlimler ağaçlara asılmış ve Dersimde kan gövdeyi götürmüştü.

Murat nehri günlerce kıpkızıl akmıştı.

Anadolu cayır cayır manevi bir yangında kül olmuştu.

Yinede Bediüzzaman;”kimi kime kırdıracaksınız?” deyip, belki de bütün Müslümanları manevi bir mesuliyetten kurtarmıştı.

Ve belki çok daha büyük bir felaketi az bir bedelle ödemişti.

Gerçekten aradaki benzerlik son derece şaşırtıcıdır.

O zaman bir savaş çıksaydı da karşıda gerçek failler olmayacaktı ve Anadolu Müslümanları birbirlerini kıracaktı.

Demem şu ki:

Anadolu’da ki muhtemel bir iç savaşı Bediüzzaman’ın uyarısıyla, görünürde çok, hakikatte ise az bir zararla geçiştirmiştik.

Dolayısıyla bu Suriye savaşında da uyarılara kulak asmak gerekiyor.

Kaldı ki bu uyarıyı Resulullah yapmıştır.

Üstelik ibret verici bir uyarı:

 

"Fırat nehrinin altın bir dağ üzerinden açılması yakındır. İnsanlar bunu işitince ona yürüyecekler ve onun yanında bulunan insanların bundan bir şey almasına müsaade edersek, bunun hepsi götürülür, diyecektir. Müteakiben onun için harb edecekler ve her yüz kişiden doksan dokuzu öldürülecektir." (Müslim, Fiten, 29.)

 

"İhtimal, Fırat'ın suları çekilecek, kuruyacak. Ortaya altından bir hazine çıkacak, kim orada bulunursa, hiç bir şey almasın." (Buhari, Fiten, 24, Müslim, Fiten, 30.)

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00