Küre-i Arz Konuşunca...

Sabri Altun

27-10-2011 12:24

Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır. • Ve yeryüzü bütün ağırlıklarını dışarı çıkarır. • Ve insan "Ne oluyor buna?" der. • O gün yeryüzü, üzerinde herkesin ne iş yaptığını haber verir. • Çünkü Rabbin ona konuşmasını emretmiştir. (Zilzâl Sûresi: 1-5.)
 
 
                                                                                                                               
Evet, rabbim istediği an her şeyi konuşturur.
İstediği an kuşları konuştur, rüzgârı konuşturur.
Ve bazen de insanları uyarmak için küre-i arz’ı konuşturur.
Ve öyle konuşturur ki her kese bir ders çıkarttırır.
Bundan bir ders almayanlara ise yeri gelir daha ağır dille konuşturur.
Bir zelzele bir deprem olur, o depremle tüm insanları sınar.
Böylece insanların iç âlemlerini açığa çıkartır.
Felaketi o verir lakin insanoğlu bazen ibret alması gerekirken “oh olmuş “der.
-“Daha berteri olsun” der.
-“İnşallah daha büyük şiddetle olur, taş üstüne taş kalmaz” der
Felaketi yaşayanların dramına bakmaz, masumların inleyişlerine kulaklarını tıkar.
Menhus bir lezzetin Şeytani atmosferine girer.
Masum çocukları, mazlumların şiddetli soğukta, yağmurda, aç, susuz ,korku içindeki kıvrayışlarına “yüreğime buz deydi” der.
Böylece insanlığını kaybeder.
*                     *                           *
Rabbim yine konuşturur konuşmaz diye bildiğimiz mahlûkatını…
Dile getirir.
Hiddete getirir.
Seyrederler bazıları.
-“Kozmografya” der,”Fizik” der, “kurallar” der.
“Fay hattı” der.
“Fay hattında şehirleri kurarsanız olacağı budur” der.
Görmezler gerideki kudret elini.
Görmezler bir yaprağın bile ondan habersiz hareket etmeyeceğini.
Görmezler;”her sene elli milyondan ziyâde münakkaş, muntazam gömlekleri giyen ve değiştiren küre-i arzın üstünde binler envâın birtek nevi olan, meselâ, sinek tâifesinden hadsiz efrâdından bir tek ferdin yüzer âzâsından bir tek uzvu olan kanadının kasd ve irâde ve meşîet ve hikmet cilvesine mazhariyeti ve ona lâkayd kalmaması ve başıboş bırakmaması gösteriyor ki, değil hadsiz zîşuurun beşiği ve anası ve mercîi ve hâmisi olan koca küre-i arzın ehemmiyetli ef'âl ve ahvâli, belki hiçbir şeyi, cüz'î olsun küllî olsun, irâde ve ihtiyâr ve kasd-ı İlâhî haricinde” olmadığını…
Değil maddeperestler, aslında biz Müslümanlar bile tam anlamıyla kavrayamadığımız için aynı dilden konuşuruz.
Korkarız… Titreriz...
Yaptığımız hatalardan dolayı başımıza bu felaketlerin geldiğini göremeyiz.
Kadere fetva verdirecek, kâinatı hiddete getirecek, mahlûkatı kızdıracak, küre-i arzı öfkelendirecek hareketler yaptığımızı bilmeyiz.
Böylece bizde “fay hattı “deriz.
Bizde evleri yanlış yerlerde yanlış malzemeyle yaptığımızı söyleriz.
Böylece şirk-i hafiye bulanır gideriz.
*                           *                        *
Ve işte Van'da bir deprem olur.
İnsanlar enkaz altındadır.
İniltiler duyulur, feryatlar yükselir.
İnsan olmanın verdiği bir sorumlulukla kulak kabartırsınız.
Dinlersiniz haberleri, açarsınız internet sitelerini.
Bir anda utanırsınız.
Ruhunuz incinir. Yüreğinizde bir acı tüm benliğinizi sarar.
Sonra bir karar verirsiniz;
"Sadece Van'daki insanlar değil insanlık enkaz altında" dersiniz.
Sonra aklınıza halk arasında kullanılan bir tabir gelir:
"Allah bir taş vurur 7 taşı da havada bekletir."
İçinizi bir ürperti sarar, Allah’a yalvarırsınız:
-“Allah’ım bu tür insanların iç âlemlerinin kötülüğüyle tüm insanlığı yargılama. Bunlar bilmiyorlar. Bunları ıslah et"
Sonra Van'ı düşünürsünüz.
Vanlıların kadere bu fetvayı verdiren sebebi ne olabilir diye...
Böylece ararsınız Van’da ilmine inandığınız saygı duyduğunuz bir abinizi:
-“Geçmiş olsun” dersiniz:
-“Neden böyle oldu” dersiniz.
Abi, enkaz içindedir. Etrafında bir sürü insanları gitmiştir. Acı çekmektedir.
Net bir dil kullanır:
-“Biz bunu hak ettik” der.
-“Ben şahsen bir senedir böyle bir felaketin geleceğini hissediyordum” der.
-“Çünkü sokaklarımızda deccalizm kokuyordu” der.
-“Çünkü mimsiz medeniyetin tüm pislikleri Van’ın caddelerinden sokaklarına oradan da evlere ve nihayet kalplere pompalanıyordu.”
-“Hele hele her sokaktaki kurulan ‘kültür evlerinde’ Van’ın ruhunu incitecek Erek dağını titretecek cürümler işleniyordu.”
-“Kısaca” der ”14.Sözün zeylindeki tüm hakikatler tıpa tıp burada geçerlidir”
Sonra telefonda sesinin titrediğini anlarsınız.O an gözlerinde bir kaç damla yaş aktığını hisedersiniz. Biraz durur son bir cümleyi söyleyecektir. Ve o cümlede her şeyi özetleyecektir.
Bir iç çeker.hayaline dolu dolu duygular üşüşür son cümleyi yutkunur.
"Her neyse" der.
-"Rabbim bu tür musibetlereden ders çıkartmayı nasip etsin.Hak etmiş olsak da biz kuluz.Sonuçta günah işlemek için varız.Günahlarımızdan tövbe istiğfar etmeyi nasip etsin.Gazabıyla değil rahmeti ile bizi kucaklasın.Amin..."
 
 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00