Kudüs Gezisi

Sabri Altun

03-10-2013 15:07

Mescid-i Haram,Mescid-i Nebevi,Mescid-i Aksa…

Mekke, Medine ve Kuddüs…

Resulullah, Kubbet-u Sahra ve Kabı Kavsen…

İslam’ı mana aleminde içine alan ma’nevi bir üçgen…

 

Bu üçgeni bir prizma halinde tasavvur ettiğimizde en uç nokta mi’raçtır.

Bu üçgeni tarihi seyri içinde düşündüğümüzde ise son derece trajik bir hakikar karşımıza çıkıyor.

Çünkü çoğunlukla İslam üçgeninin bir açısı kan revan içindedir.

Mahzundur.

Himmet bekliyor…

Daha doğrusu üçgenin bir tarafı çökmüştür.

Ne malum ki bu çöküntü, bu mahzuniyet kadere fetva verdirmiştir ki İslam bu çöküntüye paralel olarak bölük pörçük olmuştur.

Haniya “İslamiyet  Ömer’e(r.a) kadar gelen adam Ömer’den sonra giden adam” dır ya…

Haniya H.z Ömer Kuddüs’ü almıştı ya…

İslam üçgeninin bir bütün yapmıştı ya…

İşte o demdir ki, o demden sonra İslam medeniyeti parladı.

İşte o demden sonradır ki “Ömer’in adaleti insanlığa hediye edildi.

İşte o demden sonradır ki insanlığa alternatif bir medeniyet sunuldu.

Sonra Kuddüs haçlı ordularıyla çökünce fetret devri başlamış İslam azameti sönmüştü ya…

Kuddüs kiliseye çevrilince İslam diyarında ye’cüc ve me’cücler türemişti ya…

Ne zaman ki Selahaddin tulu etti (1187) kuddüs tekrar dirildi.

Ve ondan sonradır ki İslam üçgeni bütünlüğü kazandı.

Ve miracın yolu tekrar açıldı.

Halktan hakka kelimatı tayibeler yükselince haktan halka rahmet akmaya başladı.

Böylece Osmanlı şahlandı…

Evet, sevgili dostlar Kuddüs’e doğru yol almaya başladığım andan itibaren yoğun savruk düşünceler ruhuma hücum etmeye başladığında, o yoğunluk içinde ancak yukarıdakileri yakalayabildim.

Ne diyeyim gideceğim yer İslam âleminin Kur’an’ı azimüşanın tesciliyle üçüncü beldesiydi.

Cenabı hakkın “etrafını mübarek kıldığım” dediği yerdi.

İşte oraya gidecektim.

Daha önce Mekke ve Medine’ye doğruda yola çıkmıştım.

Oraya giderken ki halet-i ruhiyem ile buraya giderken ki halet-i ruhiyem neden bir birine benzemiyor?

Mekke ve Medine’ye giderken kara yoluyla gittiğim halde bulutların üstünde uçtuğumu hissediyordum.

Oysa Kudüs’e uçakla gidecektim.

Neden şimdi içim acıyla doludur?

*                 *                *

Bir İstanbul sabahında sabah namazına müteakip hava alanına doğru yola çıkmıştık.

Birbirimizi tanıdıkça tamamen kafa dengi olduğunu gördüğüm on genç koca yürekle beraber...

Hava alanına vardığımızda ilk şokla karşılaşmıştım.

Çünkü bineceğimiz uçak “Telaviv” uçağıydı.

Ve İslam âleminin acı bir gerçeğiyle karşı karşıyaydık.

Yani İslam âleminin üçüncü derecede en kutsal bir beldesine İslam’ın bağrına bir hançer gibi girmiş İsrail kontrolünde gideceğiz.

Bu gerçeğe ilk defa tosluyordum.

Evet itiraf ediyorum İslam alemine bu kadar yabancıyım.

İçimi acıtıcı bir hüzün sardı, ruhum feverana başladı.

Bir banka oturup ince ince gözyaşları eşliğinde derin derin düşündüm.

-“Dini İslam bu kadar mı sahipsiz…

Bizler İslam’ı temsil edenler bu kadar mı uzaklaşmışız kendi değerlerimizden ki kader bizi böylesine cezalandırıyor.

Kuddüs İsraillilerin elinde, peki Mekke Medine kimlerin elinde.

Oraya kimlerin kontrolünde gidiyoruz.

Neden İslam’ın beldelerine İslam’ın gerçek sahipleri sahiplik yapmıyor?

Hz Ömer’in ruhu âlileri nasıl bir öfke ile bizlere sitem ediyordur.

Selahattin’in ruhu ne kadar inciniyordur.

Ahh koca Osmanlı bayrağı teslim edecek kimseyi bulamadın mı?”

Bu düşüncelerin kıskacında kıvranırken arkadaşlar beni uyardılar.

Kontrolden geçecekmişiz.

Sıraya girince Yahya hocaya yarı şaka yarı ciddi:

-“Yahu bana “yeryüzünde gitmek istemediğin tek yer neresi? Diye sorsalar, İsrail derim. Oysa şimdi direk oraya gidiyorum.

Kuddüs’e gitmenin başka yolu yok mu?”

Yahya hoca:

-“Maalesef “

*                      *                     *

Madem Mescid-i aksa hatırına böyle bir mecburiyetle karşı karşıya isek bu durumdan da bir çıkar elde edebilirdik.

Zira yine itiraf etmem gerekirse her yönüyle bana ilginç gelen İsrail’i inceleme fırsatı bulacaktım.

En azında başta tüm İslam âlemine sonra bütün dünyaya kafa tutan bu küçücük ülkenin sırrını kendimce öğrenebilecektim.

Çünkü zahiri manada kur’an’ın söylemleriyle şu an yaşanan arasında bir zıtlık gözüküyordu.

Cenabı hakkın lanet etiği ve hep hakir ve zelil olacak dediği bir millet bu gün kıskanılası bir güç gösterisi yapıyordu.

İsrail ülke olarak pervasız hareketler yaptığı gibi dünya çapında her taşın altında Yahudi izlerine rastlanılıyordu.

Adeta dünyaya idare eden gizli bir güç gibi muammalara bürünmüştü.

İkinci dünya savaşında yeryüzü bunlara dar geldiği ve gerçekten büyük bir soykırım yaşadıkları halde bu günkü başarısı dikkat çekiyordu.

devam edecek
DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00