Kaymakamlar Geçidi

Sabri Altun

07-03-2011 12:28

Sayın Ercan Turan için yazılası 4 yazıdan birisi:

             Kaymakamlar Geçidi

 

Aslında kahramanlar geçidi diye bir başlık atmak gerekmektedir.

Çünkü kaymakamlar Anadolu’nun devlet-millet bütünleşmesinin temel harcını oluştururlar.

Çünkü kaymakamlar milli birliğin temel taşı olan gönül birliğinin gerçek “banisi” dirler.

Tek parti döneminin ceberut idaresi mantığıyla yetişmiş kaymakamlar hariç hiçbir kaymakamın “onlar ve ötekiler” sınıflamasında aristokrat bir kimlikle halka tepeden baktıklarına pek şahit olunmaz.

Tek parti diktatoryasının ülkemizi tesiri altına aldığı uzun yıllar boyunca kaymakamlık ve devlet temsilciliği (büyüklerimizin anlattığı şekliyle) her zaman aristokrat, her zaman ekşi ve sert bir yüz ifadesiyle bu millet yönetilmişti.

O kaymakamlara pek fazla yetişmedik fakat 12 Eylül döneminde bu makamı kaymakamlıktan öteye askerlik makamını andıran icraatlarıyla tanımıştım.

Öyle ki o dönemde yedek öğretmenlik yaptığım bir eğitim öğretim sezonunda o kadar çok kaymakam denetimlerine şahit olmuştum ki çok sevdiğim öğretmenlik mesleğinden tiksinir olmuştum.

Hayatımda meslek değişikliğine sebep oldukları için hep uzaktan uzağa kaymakamları takip eder dururdum.

Bu sebeple hep hayalimde devletin "şefkatli eli gülen yüzü olan kaymakamlar" canlanırdı.

Zira bu millet ceberut devlet anlayışında çok çekmişti.

Bu millet özelikle köylü milleti gerçekten şefkate muhtaçtı.

Zamanında çok hor ve hakir görülmüştü.

Güya köylü milletin efendisiydi fakat en çok da azar işiten onlardı.

Nitekim bu gerçeği Abdurrahim Karakoç "yutkundu eğdi başını" adlı şiiriyle bir utanç tablosu olarak başlarımızın üstünde çerçeveletmişti:

"Gitmişti makama arz-ı hal için

'Bey' dedi yutkundu eğdi başını

Bir azar yedi ki oldu o biçim.

'Şey' dedi yutkundu eğdi başını."

Böylece bu millet yutkundukça demokrasiye olan susuzluğu da artı, susuzluğu arttıkça sandık başlarında güçlü iktidarlar çıkarttı.

Ama gel gör ki yaklaşık 60 senedir devlet(daha doğrusu derin devlet) ile millet arasında garip ve çetin bir savaş da devam ededurdu.

Çünkü her güçlü iktidara bir ihtilal veya muhtıra yapıldı.

Her şeye rağmen zaman milletten yana iyiye doğru gidiyordu.

O yutkunan köylü hırslandı, bilendi ve en nihayet çobanlık yapan çocuğunu karşısına aldı.

-"Oğul ben okumadım fakat sen okuyacaksın.

 Okuyacaksın ki Kaymakam olasın

 Okuyacaksın ki Hâkim, Savcı olasın.

 Okuyacaksın ki bu eli nasırlı baban bir daha kendi devletlisinden azar işitmesin."

Böylece yemedi içmedi oğluna para yetiştirip okuttu.

Ve işte o oğullar okudular, belki biraz zor oldu ama büyük makamlara da geldiler.

Bu gün eğer AK Parti iktidarı bu kadar yıl, bu kadar ihtilal girişimlerine rağmen ayakta duruyorsa bence en büyük etken o çocukların belirli yerlere gelmesinden kaynaklanıyor.

O çocuklar artık babalarının azar işitmesini istemiyor.

Ve işte o çocuklardan bir kısmı da kaymakam olmuşlardı.

Ve ben 1994 ten bu yana Çelikhan’da gazetecilik yaptığım için gelen giden tüm kaymakamlarla diyalogum olmuş birçok konuda istişare etmiş, bazı önemli meselelerde birlikte hareket etmişizdir.

Zaman geçtikçe özlediğim kaymakam portresi şekilleniyordu.

Ve en nihayet özlediğim tüm kaymakamlık portresini Sayın Ercan Turan'da görmüştüm.

Tabi Ercan Turan’ı bu zaviyede gördüğüm için adım adım takip etmiştim.

Her hareketini incelemiş her kararını hayranlıkla gözlemlemiştim.

Onun en önemli dört tane özeliğini kendisi burada iken mercek altına almış not defterime kaydetmiştim.

Eğer o zaman bunları yazsaydım riyakârlık olarak yorumlanacağı için yazmamıştım.

En az bir sene sonra yazmayı düşünüyordum fakat çeşitli sebeplerden dolayı "Ah Ercan Turan Ah" demek zorunda kaldığım için şimdiden yazmaya başlıyorum.

Şu noktayı rahatlıkla söyleyebilirim ki: eğer Sayın Ercan Turan bu donanımıyla devam ederse inşallah bu devlete ve bu millete çok büyük hizmetler edecek ve çok önemli mevkilere de gelecektir.

Şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki gelecekte kendisi mutlaka “tez” konusu da olacaktır.

Bu vesileyle kendisine başarılar dilerim.

Bana göre en önemli özeliği çevresiyle kurduğu diyalogdur.

Zaten eskiden beri kaymakamlar hakkında dikkatimi çeken bir konu vardı.

 

Zira tüm kaymakamlarda ortak bir anlayış görmüştüm.

Hepsi iki yıllığına geldikleri ilçelerde sanki ömür boyu kalacaklarmış gibi icraat yapar sanki kendi memleketleriymiş gibi bir heyecanla çalışırlardı.

Hatta bu konuyu bir söyleşimizde Sayın Ercan Turana sormuştum.

“Aldığımız eğitim bize bu bunu aşılıyor” demişti.

-“Bizim için memleketin her karesi doğup büyüdüğümüz yer gibidir”

“Birde kişisel karakter” demişti.

İşte Sayın Ercan Turan’da kişisel karakter çok daha farklıydı.

Büyük liderlerin hayatını okuyanlar bilirler ki hepsinin ortak özelliği tanıdıkları insanları hiçbir zaman unutmazlar. Hatta ismiyle cismiyle ve farklı huylarıyla bilirler.

İşte Ercan Turan'da da aynı özelik vardı.

En ücra köyün en sıradan insanıyla sohbet eder tanır ve bir daha unutmazdı.

Hele sorumlu olduğu toplumun nabzını tutması açısında son derece orijinal bir yöntemi vardı.

Her kesimden bire bir görüştüğü fikrini aldığı insanlar vardı.

Kendisince tespit ettiği Toplumun kanaat önderleriyle periyodik zamanlar içinde toplantılar yapar alınması gereken resmi gayri resmi önlemleri alırdı.

Birçok kimsenin farkında olmadığı birçok sorunları tespit edip çözüme yönelik kafa yorardı.

Mesela şahsen yıllardır bizzat Çelikhan’ın meseleleriyle hem hal olduğum halde farkında olmadığım birçok konuda beni de aydınlattığı olurdu.

  Gençlerle diyalogu had safhadaydı.

Hele gençlerle bir futbol oynayışı vardı ki değmeyin keyfine…

Eh futbol hakemliği ise bir başka güzeldi.

Oynadığı maçlarda kendisi hakemlik yapardı.

Kendi ceza sahasındaki bir faulü rakip ceza sahasında yapılmış gibi penaltıya karar verir ve kendisi atardı…

Not: Konu ile ilgili diğer yazılar süreç içerisinde yazılacaktır.

 

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00