İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş.

Sabri Altun

01-12-2015 16:12

Amerika ve Amerika’yı temsil eden bütün batı zihniyeti arkasındaki Siyonizm canavarıyla birlikte dünyanın iplerini elinde tutarak ha bire çalkalıyor.

Aslında bunu filozofane bir yaklaşımla cümleleştirirsek; kapitalist çağın burjuva sisteminin, meta fetişizmle devam eden yeni putperestlik döneminin tanrıları insanlığı yönetiyor.

Bu sistemde bütün devletler ve devletlerdeki siyasi partiler bunların emrinde çalışan figürlerdir.

Böylece sanal dayatmalar ve parsellenmeler oluşturularak devletler ve topluluklar birbirleriyle çarpıştırılarak ürettiği silahlarını satıyor.

Savaş dışındaki alanlarda ise, aşırı tüketim hastalığıyla ihtiyaçları birden binlere çıkartarak çılgınca bir harcama modunu geliştirerek bütün dünyadan besleniyor.

Sonuç itibarıyla bu burjuva-kapitalist sistemde, masumlar ölüyor, çocuklar katlediliyor.

İnsanlar sonu gelmez bir sahip olma hırsının tuzağına düşüyor.

Adeta insanlık, insanlık tarihi boyunca (Dünya savaşları da dâhil) işlediği bütün günahlara eş değer günlük cürümler işleniyor.

Tüm dünya topyekûn bir savaşın içindedir.

Bombayı ve mermileri ensesinde hissetmese de en rahat topluluklar bile duygusal olarak savaşın acısını yaşıyor.

Zira modern iletişim sistemleriyle her kes oturduğu evinde canlı canlı savaşı seyrediyor.

Her kes bir tarafı tutuyor ve sonuçta tuttuğu tarafın zulmüne ortak oluyor.

Böylece insanlık topyekûn kana bulanıyor.

Böyle giderse kıyametin kopması an meselesidir.

Kömürleşmiş vicdanlar masumları öldürürken masumlardan geriye kalanlar kin ve öfke hamuruyla yoğrulup canavarlaşıyor. Bunlarda sinsi bir macunla bir araya getirilip kan akıtan makinelere dönüyor. (İŞİD misali gibi)

Denge döngüye dönüşüyor, döngü insanlığı öğütüyor.

Ve en büyük fitne ise İslam alemi üzerinde yoğunlaşıyor.

* * *

Şimdi bu zaviyeden meselelere bakarsak;

Gerçekten başımız beladadır.

Ben bu bakışa “filozof” bakışı diyorum.

Bir başka tabirle; ” beş duyu bakışı”’dır bu bakış.

İbrahim’i değerlerin, semavi telkinlerin insanlığın itikadından çekilişidir bu bakış.

Ve özelikle son yüzyıldır dünya bu şekilde idare ediliyor.

Peki, eşyanın hakikati noktasında ve işin melekutiyet boyutunda meseleye bakarsak nasıl bir manzara vardır.

Yani “Sultanı kâinat birdir, bütün dizginler onun elindedir.”

“Esbab tahtında vücuda gelen hâdiseler, o esbâbın hâlis malı değil. Belki asıl o hâdisenin hakîki sahibi kaderdir. Kader ise hikmet-i İlâhiye ile hükmeder.”(mektubat:355)

Onun izni olmadan bir yaprak bile hareket etmiyorsa, yeryüzündeki bu cüretkârlık neyin nesi?

Cenabı hak bu gidişe neden müsaade ediyor?

* * *

Tarihin akışına baktığımızda Allah’ın bilemediğimiz hikmetleri dışında bu gidişin sebebi’nin “Müslümanlar” olduğu ortaya çıkacaktır.

Zira insanlık öyle bir merhaleden geçti ki, batı; Felsefe-i Avrupa ve hikmeti beşeriye den ruhunu alan tarihin en ihtişamlı medeniyetini kurarken, Bediüzzaman’ın tabiriyle Müslümanlar arasında iki zümre hasıl oldu..

Bunlardan bir kısmı “ehli tefrit olan a’da-yı din”, diğerleri ise “sadık-ı ahmak olan ehl-i ifrat ve zahirperestler”.

Bunların sesleri öyle bir karmaşaya sebep verdi^ki muhakkikin-i İslam ve akil sıddıkların sesleri duyulmaz oldu.

Böylece İslamiyet’in ikbal ve istikbaline yol açan sıratı müstakim tali bir yol olarak nazarlara ilişti.

Diğer taraftan hakikat noktasında medeniyet-i hazıra, Kur’an’ın hayat-ı iştimaiyey-i beşeriye’ye ait olan düsturlarına karşı mağlup olup, Kur’an’ın icazı maneviyesine karşı iflas ettiği halde, bu hakikat gizlenir oldu.

İşte bütün mesele bu hakikatın gizlenmesidir.

Çünkü hakikat ehil eller üstünde yükselir ve parlar.

Hani insaniyet-i süğra olan mehasin-i medeniyet ki ilim ve teknoloji, insanlık tarihi boyunca değer gördüğü kavimlerde parlamış uygarlıklar meydana getirmiştir.

İnsaniyeti Kübra olan İslamiyet ise ancak İslamiyet’in ve Kur’an’ın değerini bilen topluluklarda parlar hükümferma olur.

Batı meftunu bir topluluk ile adetullah kanunlarını göz ardı eden yeisle muzdarip ahmak Müslümanların elinde tabii ki Kur’an gizlenecektir.

Nitekim son yüzyılda ortalıktaki hainler ile ahmak güruhların yaptıkları ortadadır.

Ya Kur’an’ı küçük gösterdiler yahut Kur’an’a asla uymayan uygulamaları İslam’ın malı olarak insanlığa sundular.

Dolayısıyla bu Müslümanlıkların Kur’an adına temsiliyet hakkını ellerinde bulundurmaması için mağlup olması gerekiyordu ki kaderi ilahi Müslümanları mağlup edip mazlumlar safına iltihak etti.

Belki de kaderi ilahi bin yıldır büyük medeniyetler inşa edilen bu müstesna İslam topraklarına sirayet eden ayrık otlarını ve parazitlerini temizlemek için bir nevi gayr-i müslim eliyle bu toprakları sürdü. Ve belki de yüzyıllık bir nadasa bırakılması gerekiyordu.

İşte bu hakikatler içindir ki Bediüzzaman hazretleri 1947 lerde Türk mahkemelerine şunu haykırmıştı:

“Ben ve Risale-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir.”

“Çünkü Risale-i Nur ve hakiki şakirtleri, elli sene sonra gelen nesl-i âtiye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar.”

Dinde lakayt ve laubali olmayan bir nesil ancak Kur’anın hakikatinin parlamasına kendi inanç ve yaşantılarıyla sebep olacaklardır.

Ancak doğru İslamiyet ve İslamiyet’e ait doğruları yaşayan nesiller Kur’an’dan aldığı ilhamla geleceğe hükmedecek ve tüm insanlıkla birlikte insaniyeti kübrayı cihanda dalgalandıracaktır.

Kısaca yüzyılları bulan mağlubiyetlerden kurtulmak istiyorsak “nesl-i ati” ye yer vermeliyiz.

Çağımızın köhnemiş kafaları onları anlamayacaktır.

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00