“Hür Adam”la açılan ufuklar…

Sabri Altun

02-01-2011 12:17

Kur’an’ın imajını Kur’an’ın hadimleri korumalı…

 

Her şey bir ufuk ötesindedir, lakin ufuk ötesini görecek göz lazım.

“Ne kadar hayır varsa nurdan, ne kadar şer varsa zulmettendir.”

Hayır ve şer ise zaten kainattın her tarafında dağılmış vaziyettedir.

Bediüzzaman’ın tabiriyle: “bir ağacın iki dalı “ gibi ta kıyamete kadar sürüp gidecek.

Bir de medeniyeti hazıra vardır.

Bizi gericilikle itham eden medeniyet…

Bizi kandıran… 

Sinsi sinsi içimize nüfuz eden…

Biz dünyevileşmemek adına o medeniyetin birçok birimlerine hiç bakmadık.

Gel gör ki biz bakmadıkça nice nesiller onunla büyüdü.

*

Şöyle bir toplumsal-tarihi hafızamıza baktığımızda, mantalite ve düşünce olarak eski çağda kaldığımızı görüyoruz.

Yaklaşık iki yüz yıl önce dünya ile eşdeğer düşüncelerimiz belki varken biz orada kaldık, yüz yıl sonra tamamen geriledik ve halen gerilerde takip edip duruyoruz.

Hâlbuki” âlem-i İslâmın şahs-ı mânevîsinin kalbinde, gayet kuvvetli ve kırılmaz "beş kuvvet" içtima ve imtizaç edip yerleşmiş.”(hutbe-i şamiye)

Hele bunlardan bir üçüncü kuvvet var ki ;” insaniyete lâyık en yüksek kemalâta olan meyil ve arzu ile cihazlanmış olmak.” Yani hürriyet-i şer’iye,yani yüksek maksatlar,ulvi hisleri heyecana getirmek,gıpta ile kafirleri kıskanmak ile rekabet edip tam uyanmak ve gerçek bir medeniyet sunma azmi…

*

Asırlardır biz batının his ve heves fantezilerini besleyen medeniyetinin kolları altında inleyip durduk.

Önceleri onlardan bir şeyler öğrenelim diye en zekilerimizi gönderdik.

Onlar gidip geldiler ki dini de imanı da unutup gelmişler.

Tam bir şaşkınlık yaşamıştık.

Hatta Abdülhamit Han bir seferinde batıya gönderdiği aydınlarla ilgili şöyle bir serzenişte bile bulunmuştu:

“Bu gönderdiğimiz insanlarımızın hepsinin kafasını keseceksin sonra da oturup onlar için ağlayacaksın.”

Hakikaten manzara garipti.

Gidip gelenler çok farklı bir kişilikle dönmüşlerdi.

Bizim en kaliteli insanlarımızdı ama bekleneni asla vermemişlerdi.

Sonra ne oldu?

İşte bu günkü halimiz doğdu.

*

Avrupa’yı gıpta ederken, onları kıskanmamız lazımken, kıskanıp onlardan çok daha ilerliye gitmemiz gerekirken onların kuklası olduk.

Onlar üfürdüler biz oynadık.

Onlar baldırlarını açtılar biz her tarafımızı açmaya çalıştık.

Onlar dinsiz yaşayabilirlerdi hatta yaşadılar da...(yinede buna rağmen asla gerçek manada dinlerini atmadılar)

Biz dinsiz yaşayamazdık fakat onlara bakıp dinimizi tamamen attık.

Öyle bir hal aldı ki şaşkına dönen ehli hamiyet; "medeniyet buysa ben cahil kalayım” deyip kabuğuna çekildi.

Hatta o kadar kızmıştık ki;” gâvur icadıdır” deyip almamız gereken medeniyetin güzelliklerine de kapımızı kapatmıştık.

Ve meydan tamamen onların oldu.

Biz defansa çekildikçe top onların ayağında kaldı.

Hücum üstüne hücüm yaptılar.

Atak üstüne atak…

*

İsterseniz bu noktada bir fotoğraf çekelim:

Bir manada bütün İslam âleminde bütün büyük kafalar, bütün idareci kafalar, hemen hemen tüm aydınlar gaflete dalmıştı. Batı medeniyetinin ihtişamı onları kör etmişti.

Hani Bediüzzaman'a "rüyada hitebe"de  “İslam alemi neden yenildi,” diye sorduklarında ve "yenilginin hikmetini"  öğrenmek istediklerinde Bediüzzaman:"yenilseydik batı medeniyetini Asya da deruhte edecektik. Kendi elimizle bize bağlı tüm birimleri kör dehalara kurban verecektik” manasında verdiği cevabı düşündüğümüz de, manzara şöyle gözüküyor; İslam alemi tamamen geri çekilmiş vaziyettedir.

Aslında kaderi ilahi bize defans yaptırıyordu.

Zira kör de olsa karşımızda bir deha vardı.

Biz çekildikçe o içimize girmenin yollarını aradı.

Dünyayı küçülttü.

Hâkimiyetini arttırdı…

Makro gerçeklerle yetinmeyip mikro âlemlere daldı.

“asıl mutluluk “An”larda saklı” diye sloganlar üretip, işini “detaylarla” yapmaya başladı.

Ve işte biz bu detayları göremedik.

Bunun için bir kez daha gol yemiş oluyorduk.

*

Bu detayları ancak Bediüzzaman görmüştü:

"Lâkin, şimdi âlemdeki bir inkılâb-ı acîb-i medenî ve dünyevîdir. Bütün ezhânı(zihinleri) zapt ve bütün ukulü(akılları) meşgul eden nokta-i medeniyet, terakki ve dünyadır."(münazarat:71)

Bu acaip medeniyet ınkılabında bütün zihinleri meşgul etmek ve kendi hayat felsefesini yutturmak için tüm insanlığı hava yolunu kullanarak zapt etti.

Kendi yaşam yerlerini cennet gibi gösterdiler.

Yani şöyle demek istiyorlardı:”biz bu cenneti; yaşam şeklimize borçluyuz” deyip tüm insanlığı kendilerine hayran bıraktılar.

Bunun yapmak için elindeki en büyük silah;”görsel sanat” dedikleri sinema ve televizyondu.

Her bir film ve her bir dizi milyonların dimağlarında inkılâplara neden oluyordu.

İstedikleri medeniyetleri yüceltip istediklerini küçültüyorlardı.

Allah aşkına birazcık durup düşünün:

İslam âleminin dünyadaki oluşan menfi imajının yanında, ister istemez çoluk çocuğumuzun kucağında büyüdüğü TV dizilerindeki kahramanların hangisi gerçekten insaniyete layık bir kişilik sergiliyor?

Artık ne sinemayı nede televizyonu görmezlikten gelemeyiz.

Bir asırdır her izlediğimiz filmde en masum gözüken günlük hayat akışında, mesela; her yemek masasında şarap ve rakı, insani ilişkilerde cinselliğin ön plana çıktığı bir hayat modelini dirhem dirhem yutturdular.

Yetişen her yeni nesil bu hayatı normal hayat olarak gördü.

Öyle bir ağ örülmüş ki bir yandan sureti haktan gözüküp büyük kumarları ve fuhuş’u kötü gösterirken, diğer taraftan sonu oralara çıkan yollar ve labirentler açtılar.

Ufak kaçamakları sevimli hale getirdiler.

Daha da kötüsü “bilinçaltı” metotlarını kullanıp topyekûn duygusal katliamlara gittiler.

Aslında feraset sahibi birisi dünyanın yukarısına çıkıp kuşbakışı bakarsa; tüm insanların garip bir büyü altında yaşayan zombiler halinde gezindiğini görecektir.

Elhasıl; bu gün öyle bir noktaya gelmişiz ki; insanlığın dönüm noktasıdır. Artık globalleşen bu dünyada kitleleri rahatlıkla etkileyebilip yönlendiren tüm metotları batı medeniyetinin elinden alıp alternatif bir medeniyet olarak sunmak tüm ehli hak ve ehli hamiyetin boynunun borcudur.

Değil mi ki biz terakki de onları uçakla ve şimendiferlerle geçeceğiz.

Öyle ise “Hür Adam “ filmiyle başlayan bu atağa toplu bir hücumla desteklemeliyiz.

Bence bu zemine el atmak zamanı gelmiştir. Onlardan daha üstün filmler ve daha muhteşem diziler yapabiliriz.

Elimizde Kur’an ve Kur’an hakikatleri var.

Dolayısıyla bütün dünyaya şu hakikati haykırma zamanı gelmiştir:

“Artık Kur’an’ın imajını Kur’an’ın hadimleri koruyacaktır

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00