Herkes işine Baksın...

Sabri Altun

08-06-2012 11:10

Ortada bir vakıa var…

Sayın kaymakamımızla aramız iyi değil.

Geldiği ilk günden bu yana iyi olmadı.

Çünkü geldiği ilk andan itibaren idari şeklini hiç tasvip etmedim.

Basından çıkan haberler doğrultusunda ilk icraatları bana asker yaklaşımını hatırlattığı için, tahakkümvari tutumu beni uzak tuttu.

Zira memleketi askeri bir disiplinle idare etme hevesi vardı.

Memleket baştan sona bir kışla olsaydı amenna diyecektim.

Lakin burası bir kışla olmadığı için, gece yarısı kurumlara ani baskınlar ve denetlemeler günümüz dünyasına ve idare şekline pek uymuyordu.

Zaten her on yılda yaşamak zorunda kaldığımız askeri ihtilallar canımıza tak etmişken kalkıp sivil ve demokratik bir çağda aynı zihniyeti yaşamak işime hiç gelmez…

Bunun için, normalde her yeni gelen kaymakama ilkesel manada hoş geldin’e gidip tanıştığım halde Sayın Murat Uz’a hiç uğramadım.

Gel gör ki o mülki amiri bende bu memlekette mesleki sorumluluk taşıyan biri olarak yollarımızın çakışması kaçınılmazdır.

Dolayısıyla idare ettiği bir toplantıya katılmak zorunda kalmıştım.

O toplantıda frekanslarımızın tamamen ayrı olduğunu gördüğüm gibi şiddetli bir ön yargıyla meselelere yaklaştığını anlayınca, beni ve mesleği sorumluluğumu bir mülki amire yakışmayacak şekilde yerince, tamamen ipleri koparmak zorunda kalmıştım.

Tabi durum böyle olunca; şahsım ve gazetecilik sorumluluğum itibarıyla yep yeni bir handikapla karşı karşıya kalmıştım.

Bu memlekette 18 yıllık gazetecilik mesleğinin bana verdiği sorumlulukla, eleştirilmesi gereken konularda geri durmak zorunda kaldım.

Çünkü söyleyeceğim her söz aleyhime geçecek, sayın kaymakamla olan menfi diyalogdan dolayı kişisel intikam yerine geçecekti.

Zaten kendiside oturup kalktığı birçok mekânlarda “bu memlekette her kes beni seviyor sadece bir iki kişi dışında” diyerek, o bir iki kişinin içinde de beni kast etmesi elimi kolumu bağlamıştı.

Yazsam sevmediğim için yazmış olacaktım.

Eh kendisinden darbe yiyen bütün kesimlerle yaptığı bir toplantıda, hepsi bir ağızdan; “biz seni seviyoruz, her hareketinde arkandayız” deyince, bana tamamen susmak düşüyordu.

Azarını işiten onlar

 Darbeyi yiyen onlar,

 Bana ne oluyordu ki…

Böylece kendimce bir karar alıp, sayın kaymakamımızın buradaki görevi süresince sosyal hayatın tamamen dışında kalmak üzere bir yol izledim.

Peki, bu gün neden bunu yazmaya kalkıyorum?

Bu gün duyduğum kadarıyla sayın kaymakamımız ilçemizi çok sevdiği (!) için bir sene daha kalma isteğinde bulunmuş.

Allah etmesin eğer ki böyle bir şey gerçekleşirse, bir sene daha suskunluğu, bir sene daha idari yanlışlıkları sineye çekmeyi, bir sene daha teresliği göze alamam.

Madem bir sene daha kalma ihtimali varsa son yaptığı hataya göz yummak daha da büyük hataları peşinde getirmek demektir.

Zaten ta ilk başta bu tür yanlışlıklara karşı ilkesel bir duruş sergilenseydi sonuç buralara kadar gelmezdi.

Mesela belediye başkanı izinde olduğu için kendi yerine tayin ettiği bir temsilcisini bir toplantıya gönderdiği zaman sayın kaymakam, belediye başkanlığının makamını kendi emrindeki bir müdürlükmüş gibi davranarak:”sen git başkanın kendisi gelsin” dediği zaman hesap sorulsaydı, bu gün belediyeleri sorgulayan anketler yapmazdı.

Evet dikkatinizi çekerim, kaymakamlık makamı toplam 46 hanelik bir anket çalışması yapmış ve belediyeleri de işin içine katmış.

Bu gün halı hazır belediyeleri ve başkanlarını beğeniriz beğenmeyiz.

İcraatları iyidir kötüdür.

Kaymakamlıkları neden ilgilendirsin.

Belediyeleri sorgulamak ne zamandan beri kaymakamlıkların işi olmuş.

Zaten evlere şenlik bir anket yapılmış.

Ortalama 15 bin nüfuslu iki belediyelikte toplam 46 hane sorgulanmış.

 Şimdi siz söyleyin: bu sayı ne kadar ilmi ve gerçekçi olacak?

Farz edin ki gerçekten bilimsel bir çalışma dahi yapılmış olsun.

Gerçekçi sonuçlarda elde edilmiş olsun.

Hatta (kendi açıklamaları doğrultusunda) farz edin ki belediyelerle ilgili sorular olmadığı halde çıkan sonuçlardan bir kaçı belediyeleri de ilgilendirsin.

Kalkıp sonuca bu maddeleri de eklemek, ne kadar demokratik ne kadar mantıklıdır.

Kaymakamlığı ne kadar ilgilendirir?

Yahu sana ne!

Sen muhalefet misin?

Eğer gerçekten samimi isen, belediyeleri ilgilendiren bir sonuç da çıkmışsa bir gün başkanlarla yapacağın bir sohbette başkanlara aktarırsın.

Gerisi seni ilgilendirmez.

Seni sana bağlı kurumların ilgilendirir.

Mesela hükümet konağının “en çalışkan en verimli” memuru kimdir diye bir anket bile yapabilirsin.

 Hatta en beceriksiz memuru, becerikli memur diye lanse bile edebilirsin…

Hiç kimse sana bir şey diyemez.

Fakat kalkıp böyle bir anket yapıp böyle bir sonuca varıp onları açıklamak, sonrada hata yapıldı diye ikinci defa “özrü kabahatinden büyük” bir açıklamayla devam etmek bana çok garip ve ilginç geliyor.

 

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00