Hangisi daha tehlikeli?

Sabri Altun

17-05-2013 12:05

 

Yüzyıldan fazladır Fener-Galatasaray maçları oynanır.

Dünya durdukça da devam edeceğe benziyor.

Futbolu çok seven bir Galatasaraylı olarak, futbolda en çok iki şeyden zevk alan bir futbol sever olarak, yani en çok Galatasaray’ın galibiyeti Fenerin mağlubiyetinden zevk alan birisi olarak, binlerce defa Galatasaray’ın Fenere yenilmesine “evet” der ama bir insanın ölmesine asla rıza gösteremem.

Bunun aksini düşünmek hastalıktır.

Maalesef ülkemiz bu hastalığa duçar olmuştur.

Yaratıcının nezdinde bir insanı boş yere öldürmek kâinatları öldürmeye eş değer olarak kabul görülüyorsa bir maç için bir insanın ölmesi/öldürülmesi bütün şampiyonluklara değer mi?

Madem hakikat noktasında değmiyorsa, o zaman oturup düşünmek lazım.

İnsanları böylesi dolduruşa getiren etkenleri ortaya serip yok edilmesi gerekmez mi?

Ülkemiz başındaki belaları defetmenin eşiğine gelmişken birden fanatizm canavarının kendini göstermesi, çok daha önemli bir handikapla karşı karşıya olduğumuz gösterdi.

Her ne kadar devlet olarak büyük hedefler koymuş dünya çapında söz sahibi olmak yolunda adımlar atılıyorsa ülke insanı olarak 3. dünya ülkeleri konumunda olduğumuz bu hadiselerle görüyoruz.

Bu hal asrımızın dünyayı idare eden emperyalist güçlerin insanları idare şeklidir.

Yani insanları hedefsiz bırakıp, sanal uğraşlarla kitleleri idare edip sömürme metodudur.

12 Eylülle ülkemiz bu hastalığa düştü ve maalesef hala o atmosferin içindeyiz.

Çünkü o zaman gençliğimizin elinde idealler alındı kafamız boşaltıldı.

Bu boşluğu ise spor ve müstehcenlikle doldurdular.

Çünkü gaye-i hayal olmazsa zihinler benliğe dönecektir.

İnsanlar kendi zevkinin peşine düşecek bencilleşip muhataplarını tanımayacaktır.

Ülkemiz dünya çapında genç nüfus potansiyeline sahip ender ülkelerden birisidir.

Eğer gençliğin önüne büyük hedefler koymazsak, gençliğin fıtratında ki o dinamizm mutlaka bir mecra bulup çıkacaktır.

Ve bu çıkış kontrolsüz olacaktır.

Aslında bu mesele o kadar önemli ki ne kadar kafa yorarsak yeridir.

Ne yazık ki bu konuya harcanan zaman yok denecek kadar azdır.

Ülkemiz on yılın hatta yirmi yılın planlarını yapmaya başlayalı beri en önemli kısmı hesaplamamış gibidir.

Eğer yirmi yılın programını yapıyorsan yirmi yıl sonra o programı uygulayacak uygulayıcıları da yetiştirmen lazım.

Oysa bu günkü yeni nesil’e baktığımızda; yüzdeliği çok düşük bir oran sadece sınav yarışlarıyla gelişirken (sosyal hayattan bihaber), diğer büyük kesim, internetin kucağında, futbolun küfürbaz meydanında naralar atarak büyüyor.

Belki çok büyük bir kesimi de uyuşturucu tuzaklarına doğru yol alıyor.

*                 *                     *

Allah aşkına bu gün gelin lise birinci sınıftan ta üniversite son sınıfa kadar bütün gençleri bir araya getirelim ve çeşitli fikir teatisinde bulunalım. Eğer tek bir gençten tek bir fikir çıkarsa (aykırıda olsa, aptalca da olsa kabulüm.) hiçbir şey bilmiyorum demektir.

Çünkü gerçekten kafalarda sadece boşluk var, sadece internet sevgilisi var, sadece futbol var.

Eğer ki birisinde bir fikir varsa da medeni cesaretsizlikten konuşamaz.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım:

Suçlu gençlik mi yoksa 30 yıldan bu yana 12 Eylül zihniyetiyle idare edilen ülke idaresi midir?

Evet, bu sistem düşünen gençlik, düşünen insan istemiyordu.

Bu gün bu hale baktığımızda ise hala istemediğini görüyoruz.

Eğer bu söylediklerimi net görmek istiyorsanız;

Her hangi bir ilçenin veya bir ilin düşünen kafaları bir araya gelsin ve oranın idaresine gidip gençliğe bu manada bir hizmet istesin bakalım onlara ne önerecekler.

Emin olun ki yapacakları tek şey hemen bir sportif bina sözü verirler.

-“Gençlik enerjisini buralarda harcasın” derler.

Değil midir ki “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” klişesi bizi bir asırdır oyalıyor.

Kafayı sağlamlaştıralım derken içini bom boş bıraktık.

İçine ideal yüklemesi yapmayınca bu sefer boş ve muzır alanlara enerji boşalması yapıldı.

Eh 30 yıldan bu yana genciliğin o ele avuca sığmaz enerjisini boş yere heba ederseniz karşımıza tabii ki bu günkü gibi manzaralar çıkacaktır.

Ve tabii ki Reyhanlıda dehşetengiz bir patlama olur belki yüzlere varan insanlarımız ölür ve bunun arkasında ülke bir savaş cehennemine sürüklenebilir bir tehlike gözükür, bütün düşünen kafalar bu olayı konuşurken, daha da çok konuşması lazımken birden bire başka hiçbir şeyimiz yokmuş gibi Fener- Galatasaray maçına endeksleniriz.

Sonra maç sonunda bir gencin ölümüyle irkilirken birden bakarız ki, asıl bir başka büyük tehlike o canipte bizi bekliyor.

Zira gençlik öfke kazanına dönmüştür.

Şimdi bütün samimiyetimle bir soru sormak istiyorum:

Ülkemizin Ortadoğu cehennemine sürüklenip bir savaşa girmesi mi çok tehlikeli, yoksa kafasının içi boş bir şekilde her türlü tuzağa girmeye hazır bir gençlikle karanlık bir geleceğe doğru sürüklenmesi mi?

 

 

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00