Eyvah Amerika'yı kızdırdık

Sabri Altun

28-11-2010 21:11

"Avrupa'yı tanımamak gaflet; Avrupa'yı tanıyan ülkesinden kopuyor. Bu
lanet çemberinden nasıl kurtulacağız?"(Cemil Meriç)
  Hayat acımasız çıkmazlarla doludur gibi gözükür ama kaderin hükmünü
bir tülü kavrayamayız.
  Aldatan adam ile aldanan adam aynı kişi olunca mekanistik varlıklar
gibi aynı prizden şarj olmak zorunluluğu doğar.
  "Şeker fabrikası senin neyine ben sana en ucuz yoldan şeker satarım."
  Bir adam düşünün bir odaya konulmuş bir deneye tabi tutulacak:
  Haydi, yürü diye bir komut geldiğinde adım atacağı yerde önüne bir
ayna konulduğunda ve ardından duvar resmi değiştiğinde epey yol
yürüdüğünü sanacaktır.
  Tıpkı sinemada Süpermen'in uçtuğu gibi...
  Eh Tanzimat'tan cumhuriyete ve cumhuriyetten günümüze ne kadar yol
almışız sizce?
*
  İsterseniz bir iç sorgulaması yapalım:
  Mesela biz ülke olarak Avrupa ve Amerika'ya dost olduğumuzdan beri
nasıl bir kazancımız olmuştur?
  Yahut da şöyle soralım: kazandıklarımız mı çok kaybettiklerimiz mi?
  Amerika'yla ve onun la birlikte israil'le dost olmasaydık başımıza
ne tür çoraplar örülürdü sizce?
 Tarih sahnesinden silinecek miydik?
  İhtilaller ülkesi mi olacaktık?
  Diktatörlükle mi yönetilecektik?
  İç savaş mı geçirecektik?
  70 sente muhtaç mı olacaktık?
  Askeri bir rejimle mi yönetilecektik?
  Demokrasiye hasret mi kalacaktık?
  Hakikaten söyleyin Amerika'ya bağlı olmasaydık bunların hangileri
başımıza gelecekti?
  Yani Amerika'ya dost olmamanın günümüzdeki karşılığı yukarda
saydıklarım ve buna benzer sayamadıklarım maddelerin hışmına uğramamak
mıdır gerçekten?
  Peki, en az 1950 den bu yana bunlarla müttefikiz, dostuz bir
dediğini iki etmeyiz/etmedik, buna rağmen bu maddelerin hangisini
yaşamadık ve yaşamıyoruz.
  Ben söyleyeyim:
  Sadece tarih sahnesinden silinmedik. Zaten bunu becermediler.
Nitekim kurtuluş savaşında bir avuç suda boğmak istemişlerdi. Aç
sırtlanlar gibi dört tarafımıza saldırdılar. Ellerinden gelen her şeyi
yaptılar. Allah'ın izniyle küllerimizden doğmuştuk.
  Onun dışında hepsinin içten içe hatta acısını çekerek yaşadık ve
hala yaşıyoruz.
  Peki, bu gün bize düşman olsalar daha başka hangi kötülükleri dokunur?
  Bu yazıyı Sayın Mehmet Ali Birand'ın Amerika gezisinde yazdığı yazı
serisine istinaden yazdım.
  O yazıları okuyunca "eyvah ne yapıyoruz biz?" diye içten bir korku
insanı sarıyor.
  Acaba biz çok büyük bir konum mu kaybediyoruz diye insanı bir telaş sarıyor.
  Oysa böyle basit bir iç hesaplaşma yaptığımızda hiç de göründüğü
gibi olmadığını anlıyoruz.
  Hiçbir zaman ekstra bir kazancımız olmamış ki kaybedince korkalım.
  Zaten yapabilecekleri tüm kötülükleri yapmışlar.
  Öyle ise bu psikoloji de neyin nesi.
*
  Çocukluğumda büyüklerimiz her gece masal anlatırlardı.
  Hele o uzun kış gecelerinde evin büyüğünün etrafında halka
oluşturur büyük bir iştiyakla anlatılan masalı dinlerdik.
  Her gece farklı bir kahraman olur Kaf dağını defalarca geçerdik.
  Masal dedim de şimdiki çocuklar aklıma geldi.
  Zavallılar o muhteşem hayal dünyasından mahrumlar.
  Her birisi bir robot olmuş sınav sorularıyla boğuşuyorlar.
  Her neyse bu konuyu başka bir yazıya havale edip anlatmak istediğim
meseleye dönelim.
  İşte o zaman hemen hemen her hikâyede hikâye kahramanı bir bilge
kişiye denk gelir ve bilge kişinin ilk nasihati şu olurdu:
  "sakın güneşin battığı yere doğru gitme"
  Çünkü güneşin battığı yerlerdeki memleketlerde kalleşlik olur
bencillik olu egoizm olurdu.
  İnsan beş paraya satılırdı.
  Nitekim son üç yüz yıldır bilge kişilerin nasihatini unuttuğumuz
için güneşin battığı yerin karakteri dünyamızı sarmış bizi bizden alıp
götürmüşlerdi.
  Ne yazık ki insanlığı onlar yönetir oldu.
  Artık yüzümüzü güneşe dönme zamanı gelmedi mi dersiniz?
  Yiğit düştüğü yerden kalkar misali Türkiye yüzünü doğuya çevirmiş
bırakın belki kendimizi bulabiliriz.

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00