Eğitim, Toplum Ve İntihar

Sabri Altun

04-04-2012 09:34

    De ki: Ey Rabbim, şeytanların vesveselerinden Sana sığınırım. Onların yanımda bulunmalarından da, yâ Rabbi, Sana sığınırım." Mü'minûn Sûresi: 23:97-98.

  

 

   Cenabı hak semavi kitaplarında Cennet gibi büyük bir mükâfat ve Cehennem gibi azim bir cezayı göstermekle beraber, çok ikaz, tehdit, teşvik, irşat ettiği halde, ehli iman bu kadar hidayete sebep olacak, istikamet verecek hakikatler bulunduğu halde, şeytan fikriyatının zayıf, mükâfatsız, çirkin desiselerine neden yenik düşüyor?

   İman varken ve de mü’min insan Allah'a inanmışken neden bu kadar tehdide önem vermiyor?

   Gerçekten çok düşündürücü değil mi?

  

    İsterseniz konuyu biraz daha özelleştirelim;

   Bir genç ki buluğ çağına erdikten beri bir vakit namazı kaçırmamış, çoğu mü’min’in sıkıntı çektiği sabah namazını bile kaçırmamış olduğu halde dünyevi bir sınavı kaybetmekle karşı karşıya kalınca gidip kendisini nasıl intihar edebilir?

  

   Gerçekten bu durum da çok enteresan değil mi?

  

   Hele intiharla ilgili şiddetli ikazlar, direk cehennem tehlikesiyle karşı karşıya kalınmasının kaçınılmaz olduğu gerçeğine rağmen bir insan, daha doğrusu mü’min bir insan nasıl canına kıyabilir?

   İşte bu çarpıcı hakikatler karşısında asrımızın sahibi Bediüzzaman hazretleri de;

“bir zamanlar beni çok düşündürüyordu” diyor.

   Sonra ekliyor: “derken bazı hakikatler inkişaf etti ve çok karanlığı aydınlattı.”

   “O nur ile lillâhilhamd, hem Kur'ân-ı Hakîmin azîm tergibat ve teşvikatı tam yerinde olduğunu; hem ehl-i imanın desâis-i şeytaniyeye kapılmaları imansızlıktan ve imanın zayıflığından olmadığını; hem günah-ı kebâiri işleyen küfre girmediğini; hem Mutezile mezhebi ve bir kısım Hariciye mezhebi "Günah-ı kebâiri irtikâp eden kâfir olur veya İmân ve küfür ortasında kalır" diye hükümlerinde hata ettiklerini; anladım, Cenâb-ı Hakka şükrettim”(Lemalar:78)

   Ardından insanın neden yenik düştüğünün sırlarını duyularla açıklar.

   Evet, insanda çok farklı duyular mevcuttur.

   Nefis, heva, enaniyet, gurur, his, kuvve-i şeheviye(Cinsi istek kudreti. Yemek, içmek, konuşmak, uyumak gibi kabiliyetler), kuvve-i gadabiye(Zararlı şeyleri defe sevk eden his ve kuvvet; öfke duygusu.) ” daha da önemlisi, yine Bediüzzaman’ın dediğine göre ihtiyar ve iradeyi dinlemeyen henüz keşfedilmemiş bazı latifeler, bir de bunlarla birlikte insanın yaşadığı andaki zevk ve acıyı gelecekteki zevk acıya değiştirmeme yetisi…

   Ve bütün bu duyu ve hisleri bir maestro gibi idare eden insanın en büyük düşmanı şeytan…

   Yani şöyle kuş bakışı gariban insana baktığınızda bütün bunca düşmanla birlikte yaşıyor.

   Zaten onun içindir ki Kur’an her daim mü’min’lerin şeytandan Allaha sığınmalarını emretmiş.

   Şimdi gelelim kendisini intihar eden gence;

   Girdiği sınav hayatının en büyük gayesi…

   Olmak ya da olmamaktan da öteye bir şey…

   Toplum olarak, ebeveyn olarak o henüz taze olan omuzlara yüklediğimiz ağır yükün altında zaten ezilmiş.

   Sınavın heyecan ve korkusunu taşıyor.

   Bir anda konsantre olamıyor, sıkıntıya giriyor, sorular ağır geliyor.

   Çok bildiği her şey kafasında uçup gidiyor.

   O bunalımdan kurtulmak için dışarı çıkıp toparlanmak istiyor.

   Beyin allak bullak olduğu için vücut fonksiyonları kontrolden çıkıyor.

   Zaten o durumlarda insanın karnına sancılar girer.

   baş ve diş ağrısı başlar.

   Lavaboya koşuyor.

   Üç dakikalık izin ister istemez uzuyor. Geri geldiğinde hoca içeri almıyor.

   Ve işte ne olduysa o an oluyor.

   Duyguların talanına uğruyor.

   Ailesini hatırlıyor, babasının fedakârlığını düşünüyor, çevresinin kendisinden beklentilerini hesaplıyor.

   Her şey silikleşiyor.

   Kuvve-i gadabiye ön plana çıkıyor.

   Enaniyet peyda oluyor, gurur kırıldığını haykırıyor, nefis galeyana geliyor, duygular peş peşe bombardımana başlıyor.

   Ve şeytan kulağına fısıldıyor.

“Bunlara gücün yetmiyorsa kendine de mi gücün yetmiyor”

   Akıl devre dışı.

   Kalp hapsedilmiş.

   Allah korkusu taa en gerilerde.

   Derken kuvve-i gadabiye hırs elbisesini giyiyor.

   Hedef uçurumdur.

   Artık dünya ile irtibat kesilmiştir.

   Ve …

*                                 *           *

 

   Şimdi siz söyleyin: Bu durum imansızlıktan mı yahut imanın zayıflığından mıdır?

   Bence hayır!

   Ne imansızlık ne de imanın zayıflığındadır.

   Sadece bir anlık yenilgidir.

   Öyle ki bu düşmanlara peygamberler bile zaman zaman yenilmiştir.

   Öyle ise burada çıkartmamız gereken çok önemli dersler vardır.

   Bir kere o genç ve taze dimağlara yüklediğimiz yükü düşünmemiz lazım. Bu çocukları nerdeyse insanlıktan çıkartmışız. Hayata adımlarını atar atmaz müthiş bir yarışa sokuyoruz.

   Yahu hiç birisi çocukluğunu yaşamıyor.

   Bizlerin illeri yaşlarda almadığımız sorumlulukları bu taze dimağlara yüklüyoruz. Dolayısıyla herhangi bir tökezleme hayatında büyük tahribatlara sebep oluyor.

   Tabi bütün bunlara sebep olan etken ise eğitim müfredatımızdır. Tamamen çağ dışı bir sistemimiz var. Kesinlikle fıtri bir akışı yoktur. Tüm çocukları tek bir kalıba sokuyor. Oysaki insanı Cenab-ı Hak çok farklı karakterlerde yaratmıştır. Hiç birisinin siması bir başkasına benzemediği gibi, kabiliyetlerde farklı farklıdır.

   Kaldı ki toplumda buna ayak uydurunca yüzlerce çocuğumuz hayata yenilgi ile başlıyor.

   Yenilgilerin çoğu iç âlemlerde olduğu için bizler göremiyoruz.

   Sadece işte böyle arada bir fıtrat gereği intiharlar ve krizler vesilesiyle açığa çıkanları görebiliyoruz.

   O zamanda başımızı duvarlara vuruyoruz.

   Sonuç itibarıyla sadece şunu söylüyorum:

   Bence sadece o genç yenilmemiştir.

   Biz toplum olarak yenildik.

   Sistem olarak yenildik.

   Eğitim müfredatımızla yenildik.

 

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00