Bir Masalım Var

Sabri Altun

13-05-2012 13:19

1.Kargaların, büyük oynama istekleri

 

Çok eski zamanlarda çok uzak bir dünyada küçücük bir orman varmış.

Aslan kral Ormanı, gökyüzünü Kartal idare ediyormuş.

Bu ormanda her şey çok güzelmiş.

Karada aslan adaleti havada Kartal azameti hüküm sürdüğü için her şey mükemmel bir şekilde idare ediliyormuş.

Günü birlik şenlikler yapılır yarışmalar düzenlenirmiş.

Ta ki büyük ormanda yangın çıkana kadar bu durum devam etmiş.

Büyük ormanda yangın çıkınca Aslan kral ve Kartal birer heyetle yardıma gitmişler.

Gidiş o gidiş bir daha dönmemişler.

Ormanda aslan havada kartal olmayınca kargalar etrafı sarmaya başlar.

Hüküm sürme vaktidir.

Ve toprak nemlidir.

Kartalı olmayan gökyüzünün, Aslan Kral’ı olmayan ormanın sakinleri de azadedir.

Hiçbir şey hiç kimsenin umurunda olmaz.

Aslında orman, sincap karakterine bürünürken, tavşanın ürkekliği tüm ormanın genlerine sirayet etmiştir.

Bu durumu Boğa fark etmişti.

Bir sabah kalkmış otlanmaya giderken kuyruğunu bir dalın arasına sıkışıp can havliyle böğürmeye başlayınca etrafındaki tüm canlıların bir anda yok olduğunu görmüş. Bir süre sonra ormanın başka bir noktasında deneme mahiyetinde aynı böğürmeyi yapınca aynı şekilde tüm canlıların saklandığını görmüştü.

Sonra çeşitli zamanlarda birkaç yerde daha aynı şeyleri yapıp aynı sonucu varınca kararını vermişti.

-“ Kral benim”

Eh, böyle bir ormanda en iyi kral tabi ki Boğa olacaktı.

Kral Boğa olunca hemen yardımcılarını Yaban Domuzundan ve Hain Köpekten seçti.

Her nereye otlanmaya giderse sağında Yaban Domuzu solunda Hain Köpek vardı.

Arkasında da bir kaç tane eşek her zaman emre amade olarak beklerlerdi.

Artık ormanda Boğa adaleti işlemeye başlar. Tüm otlaklar herkese serbest olacaktır.

Gözde mekânlar otlaklar olunca koyun sürüleri çoğalmaya başlamış.

Eh, koyunları idare etmenin kolaylığını da herkes biliyor.

Kral Boğa, koyunların çoğaldığı bu ormanda, arada bir toplantılar yapmaya başlar.

Her toplantıda krallığını tescil etmek için toplantıdan önce ya da sonra her taifeden, her seferinde birilerine şiddetli boynuz darbesi vurup ormanın diğer tarafına uçurur.

Böylece otoritesini tamamen sağlar. Artık karşısına çıkacak hiç kimse yoktur.

Hatta eskiden beri otlaklardan sorumlu Öküz'e bile boynuzlarını gösterir.

Öküzün vücut ağırlığı fazla olduğu için onu fırlatmayacağını bildiğinden dolayı vurmaktan çekinir.

Öyle ya, vurmaya kalkıştığında eğer yerinden oynatmasa otoritesi bozulur. Bunun için sadece dişlerini ve boynuzunu göstermekle kalır.

Böylece günler birbirini kovalar.

Orman Krala, Kral ormana alışır.

Kral boğa, günlük gezilerine devam eder. Anlık boynuz darbelerine birileri maruz kalır.

Yine bir gün boğa otlanırken gökyüzünde kargaların dolaştığını görür.

Hemen solundaki hain köpeğe dönerek:

Git şu kargaların idarecisi kimse bana getir”

Hain köpek yalakalık olsun diye emri alır almaz fırlarken yerden takla atarak huzurdan çıkar.

Biraz sonra iki tane karga ile gelir.

Boğa:

“Neden o bet sesinizle o kadar fazla ses çıkartıyorsunuz”

Baş karga yılışır:

-“Efendim biz sizi görünce en büyük kral diye bağırdığımız için o kadar fazla ses çıktı. Yani ben ve kargalarım sizi çok sevdiğimizden o kadar sesi çıkartıyoruz”

Boğa palazlanır burnundan duman çıkartıp yerdeki su birikintisinden kendi siluetini görüp nasıl ihtişamlı bir kral olduğunu gözleriyle gördükten sonra:

-“Lafın hoşuma gitti Karga! Bundan sonra sen de benim gökyüzündeki gözlerimsin. Nerde bir anormallik görürsen bana haber vereceksin.”

Karga zevkinden havaya fırladı o kadar ki kanatlarının olduğunu unutup kanatlarını oynatmadan yere çakıldı. Başı çamura saplanınca hain köpek hemen koşup karganın ayaklarından tutup çamurdan çıkarttı.

Boğa ;

-”Tamam tamam o kadar da yılışma şimdi git.”

Karga öylesine bir sevinçle uçtu ki hemen tüm kargaları topladı.

Tüm kargalar, yaşlı büyük ağacın üstünde biriktiler.

Yaşlı büyük ağacın tüm dallarını kargalar istila etmişti.

Baş karga konuşuyordu.

-“Sevgili kargalarım! Kral Boğa artık bizden yanadır. Ben onun gözü oldum. Zaten biz kargalar olarak bu ormanın tabii gözleriyiz. Bizden hiçbir şey kaçmaz. Bu orman artık bizden sorulur. Ben istediğim zaman Kral Boğa ile konuşabiliyorum. Bundan sonra hedeflerimizi büyüteceğiz.”

Bu konuşma tüm kargaların o kadar hoşuna gider ki hep bir ağızdan “gaak” diye bağırırlar.

Sonra tombul karga tünediği dalından havalanarak her kesin görebileceği bir noktaya geldikten sonra şöyle der:

-“Ey kargalar size büyük bir misyondan bahsedeceğim. Bizler bu ormanın mademki gözleriyiz. Sadece göz olmakla kalmayalım derim. Bakın hepiniz şu baş kargamızın asaletini görüyor musunuz? Bu asalet sadece göz olmakla kalmamalı. Biz bu ormanın başı olmaya layığız. Ben sizlere bu ormanın kralı olmayı öneriyorum.”

Bu teklif bir anda bomba gibi kargaların beyninde etki yaptı.

Herkes bir birinin yüzüne bakıp gagalarını oynattılar.

Baş karga da başını aşağı oynatıp tasdik etti.

Baş karga, hemen olaya müdahale etme gereği duydu. Bu orijinal fikre sahip çıkmalıydı.

“Sevgili tombul sen beni henüz tanımamışsın demek. Ben zaten Kral boğa'nın teklifini kabul ederken hedefim buydu. Şimdilik ayıya dayı diyeceğiz."

Tam o arada ağaç kakanın yuvasının önünde kanatlarını açıp güneşlenme pozisyonundaki Danaburunlu karga öksürerek yerinde doğruldu. Dikkatleri üzerine çekmişti.

-"Benim" dedi "Benim bir fikrim var."

Baş Karga;

"Fikrini söyle"

-"Madem idareye talip olacağız önce Bilge Leyleği bertaraf etmemiz lazım. Yoksa her zaman karşımıza çıkacaktır."

Baş Karga ve Tombul Karga bir ağızdan:

-"Nasıl yapacağız."

Dana burun havaya girmişti. Yerinden fırlayıp herkesin göreceği bir noktaya kanat çırpıp tüm kargaları gözden geçirdi. Büyük bir kuruntuyla gagasını yukarı doğru uzatıp:

-"Bilge Leyleğin yuvasını bozalım."

Yine Baş Karga ve Tombul sordular:

-"Nasıl yapacağız?"

Dana burun daha da keyiflenmişti. Önemli bir şeyler yapmanın verdiği bir zevkle konuştu.

-"Ağaç Kakan dostumla birlikte gidip, Bilge Leyleğin olmadığı bir zamanda yuvanın altındaki dalı keseceğiz. Dal kesilince yuva düşer ve Bilge Leylek yeni yuva yapana kadar biz ormana sahip çıkarız.

Baş karga biraz tereddüt geçirdi:

-"Bizim yaptığımız bilinse ormanda kovuluruz. Bu iş biraz riskli bence"

Tombul hemen atıldı.

-"Hiç kimse bilmeyecek. Bunlar işi yapmaya gidince bizlerde ekip olarak gökyüzünde daireler çizip bağıracağız. Tüm dikkatler üzerimizde olur. O zamanda kimse ne olduğunu anlamaz."

Böylece bu fikir herkesçe kabul gördü.

Ver ertesi gün tatbik etmek üzere ayrıldılar.

 

 

Devam edecek…

 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Ayrık otları ve yaşlı kadınlar 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00