Ayrık otları ve yaşlı kadınlar

Sabri Altun

26-08-2015 08:57

Hala babaanne’min dini üzerindeyim.

Dinimi yaşamak ve temel itikadi bilgileri ondan almıştım.

Anlattıkları çok basitti.

“Biz müslümanız. Allah’a ve peygamberine inanırız. ”

Bu cümleyi her nasihatten önce söylerdi.

Sonra nasıl yaşamamız gerektiğini anlatırdı.

Okuma yazması yoktu ama anlattıkları İslam’ın şartlarıydı.

Namaza vurgu yapar, sabah namazına özen gösterirdi.

-“Diğer vakitleri kılmanız kolay ama sabah namazı size ağır gelebilir” derdi.

Sonra kesinlikle yalan söylemememizi belirtirdi.

-“Allah’ın sizi sevmesini istiyorsanız asla yalan söylemeyin” derdi.

Sonra büyük evliyalardan bahsederdi.

-“Kâinatın direkleri onlardır “ diyordu.

Onlarda gücünü Resulullah’tan (asm) alıyordu.

-“Bu nasıl oluyor” diye sorduğumda:

-“Oğul her şeyi gözlerinle göremezsin. Biz Allah’ı gözlerimizle görüyor muyuz? Ama varlığını biliyoruz. Biz dünyanın görünen kısmındayız. Onlar görünmeyen kısımlarda da yaşıyorlar. ”

Kürtçe bu dünya ya “dünya ronık” diyordu.

Yani gözlerin görmesine uygun yaratılan dünya…

Perdelerden bahsederdi.

Çok sonralar anladım ki; Mülk ve melekût âlemlerini tarif ediyormuş.

Boyut farkını anlatıyormuş.

Hani Bediüzzaman hazretlerinin anlattığı bir silsile var ya.

Cansız, canlı ve insan silsilesini tarif ederken…

Bir varlık insan mertebesine çıkana kadar görünen dünya vardır.

Sonra insan İslamiyet’le buluşunca melekût boyutu da devreye girer ve insanın mahiyeti genişler.

Sonra insaniyeti kübra, sonra imanın mertebeleri, sonra Marifetullah boyutu, sonra muhabbetullah, sonra zevki ruhani diye devam eden sınırsız âlemlerde insan seyeran eder.

Yani insan İslamiyet’le bütünleşince melekut boyutu devreye girer.

O yoksa Müslüman olmanda bir eksiklik vardır.

Zira İslamiyet “gayba” inanmayı emreder.

Fakat çağın hastalığına yakalanan aklı gözüne inmiş allamelerimiz(!) her şeyi sadece akıl süzgecinden geçirdiği için bu derinliği anlamazlar.

Hatta kabul etmezler.

Bunun içindir ki evliyalar devre dışı bırakılmaya çalışılıyor.

Bunun içindir ki Resulullah’ın (asm) madde ile mana âlemini birden temaşa edip o şekilde davranmasını kabul etmiyor ve hatta bunun içindir ki Resulullah’ı (asm) ve hadislerini hâşâ miadı dolmuş gibi Kur’an’ın etrafında sökmeye çabalıyorlar.

Ve güya bunu Kur’an’a hürmeten yapıyorlar.

Hatta utanmadan, sıkılmadan bedir savaşı esnasında inen bazı ayetleri hâşâ Resulullah’ın (asm) anlamadığını söyleyecek kadar cüretkâr davranabiliyorlar.

Hani prof olmuşlar ya…

Güya “indirilmiş din ile uydurulmuş dini” birbirinden ayırmaya çalışıyorlar da inen dinin kendilerine indiğini sanacak kadar ilmi bir enaniyet gösterip, 1400 senedir hiçbir İslam âlimi anlamamış da kendileri anlıyorlar havasındalar.

* * *

Çok verimli bir tarla düşünün.

Zamanında bakımını yapmazsanız bir anda ayrık otları dolar.

Bu otlar öylesine çoğalır ve büyür ki asıl ürün ortada gözükmez.

İşte uzun zamandır bakımı yapılmayan İslam tarlasında her tarafı ayrık otları sarmıştır.

Sefine-i Rabbaniye’nin hademeleri misali İslam tarlasının hizmetçilerinin gafleti sonucu bu hal yaşanmaktadır.

Hakikatin gür sesi kısılırsa silik sesler nara gibi duyulur.

Öyle ise “hakikat-i islamiyenin” içindeki cereyanlara sahip çıkmak adına ayrık otları ayıklamak gerekmektedir.

Bununda yolu nur talebelerinin asli görevlerini yerine getirmekten geçer.

Bu görevlerde sadece ikidir ;İman ve İslamiyet…

İman ile ilgili olarak düşman bile Risale-i Nur’a bir laf edemez.

Kaldı İslamiyet…

İslamiyet’te ise şu an saldırıya maruz kalan kısımlar var.

Onlarda Bediüzzaman hazretlerinin tabiriyle “ince fakat ehemmiyetli” esaslardır.

“Risaletü'n-Nur, gerçi umuma teşmil suretiyle değil, fakat herhalde hakikat-i İslamiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velayet ve esas-ı takvâ ve esas-ı azimet ve esâsât-ı Sünnet-i Seniye gibi ince, fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hadisatın fetvalarıyla onlar terk edilmez. ” (Kastamonu Lahikası. 53)

* * *

Yine rahmetlik babaannem’e dönecek olursak;

Adeta “Aleyküm bidîni’l-acâiz” yâni, “Âhirzamanda, kadınların samimî dinlerine ve kuvvetli itikatlarına tâbi olunuz. ” Hadisi şerifin tecesüs etmiş haliydi.

Okuma yazması yoktu.

Düşünce ve fikir olarak hiçbir kire bulaşmamıştı.

Son derece sıradan bir insandı.

Ölene kadar hiçbir sarsıntı yaşamadı.

Çünkü halı alemden uzaktı.

Daha sonra meslek itibarıyla birçok yaşlı kadınlarla konuştum.

Hemen hemen hepsi aynı çizgideydi.

Bilgi yok, ilim yok, hatta bazı hurafeleri bile barındırıyorlardı.

Sonra bu hadisi düşünürdüm;”Neden Resulullah, Müslümanları yaşlı kadınlara yönlendiriyor?” diye.

Ahir zaman gibi dehşet bir çağda ümmetin yol göstericileri neden bunlar oluyor?

Bu son zamanlarda “selefilik” adı altında hortlatılan fırkayı dallelerden beslenen akımları görünce ve bu akımlara koca koca ilim adamlarının da dâhil olduğuna şahit olunca bu yaşlı kadınların neden önemli olduğunu anlamaya başlıyorum.

Şunu da anlıyorum ki çok bilmek mesele değil.

Çok bilmek ancak sağlam zemin üzerinde insana bir şeyler katar.

Çok bilmek ilmi bir enaniyete dönüştüğü zaman, âlim kişi hem kendisini hem ümmeti uçuruma yuvarlatır.

Meğer mesele çok bilmek değil, mesele saflaşmaktır.

İblis’de çok şey biliyordu.

Hatta iblis Kur’an’ın anlattığı şekliyle cenabı hakla konuşacak kadar bir muhattabiyeti bile vardı.

Ama enaniyeti ona lanetten bir tasmayı boynuna taktırdı.

Ve şeytan oldu.

Dün çağımızın bu çok bilenleri, İslam’a mal olmuş âlimleri, evliyaları, mücedditleri reddettiler.

Bunlar bir tas suda boğulmayınca bu gün hadisler reddedilmeye başlandı.

Yarın hâşâ Resulullah (as) reddedilecek.

Ve öbür gün Kur’an rafa kaldırılacak.

Eğer İslamiyet bu tür ayrık otlarından temizlenmezse bir sonraki gün kıyamet kopacaktır. 

DİĞER YAZILARI Bebeklerin Gücü.... 01-01-1970 03:00 Devletin inisiyatif gücü 01-01-1970 03:00 “Vurun kahpeye” 01-01-1970 03:00 Ormanda 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Orantısız Kavgalar 01-01-1970 03:00 Orman'da Yeni Düzen! 01-01-1970 03:00 Pralamenter sistem aslında ne demek 01-01-1970 03:00 Bir eseri hiddet… 01-01-1970 03:00 Küffara giden dualarımız. 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Ve Bir Öneri! 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve parlamenterler sistem 01-01-1970 03:00 Panama Leaks ve Bediüzzaman 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum. 01-01-1970 03:00 Bir Devrin Anatomisi 01-01-1970 03:00 İnsanları idare edenlerin gözünü kan bürümüş. 01-01-1970 03:00 Müslümanlar savaşıyor. 01-01-1970 03:00 Sınırı olmayacak… 01-01-1970 03:00 Alın o sapıkları başınıza çalın 01-01-1970 03:00 SÖZ 01-01-1970 03:00 Allah rızasını düşünen üçüncü şahıslara duyurulur 01-01-1970 03:00 Dilimizi yüreğimizle güçlendirmek… 01-01-1970 03:00 Milenyum nesli ve tenha siyaset 01-01-1970 03:00 Neden Mustafa Bulut… 01-01-1970 03:00 Batının gücü nerden geliyor 01-01-1970 03:00 Sineklerin kartallalra savaşı… 01-01-1970 03:00 Ucb’un böylesi… 01-01-1970 03:00 Kavgayla gelen bir mecburiyet 01-01-1970 03:00 İsrail'in muvaffakiyeti, Müslümanların muvaffakiyetsizliği 01-01-1970 03:00 Kutsal mekânlar hapishane gibi 01-01-1970 03:00 Her karışı Peygamber kokuyor 01-01-1970 03:00 Kudüs Gezisi 01-01-1970 03:00 Hiç büyümeseydim 01-01-1970 03:00 Olimpiyatları alsak ne yazar? 01-01-1970 03:00 Dağ tepeye, tepe kuma dönmesin… 01-01-1970 03:00 Mağlubiyetin sırrı 01-01-1970 03:00 SBS'deki başarının çarpıcı öyküsü. 01-01-1970 03:00 Ey menhus ruh artık titre 01-01-1970 03:00 İftar çadırı ve nesli ati 01-01-1970 03:00 Bediüzzaman ve gezi hareketi 01-01-1970 03:00 Belki Garip, Ama Bir Öz Eleştiri 01-01-1970 03:00 Son Osmanlıya son saldırı… 01-01-1970 03:00 Kadınlık onuru 01-01-1970 03:00 Dehlizlerdeki sahte kahramanlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Türkiye’ye sığmıyor. 01-01-1970 03:00 Hangisi daha tehlikeli? 01-01-1970 03:00 Biz Ne Olacağız? 01-01-1970 03:00 Takdir ve İhanet 01-01-1970 03:00 Ne idik, ne olacağız? 01-01-1970 03:00 Mustafa Şahin 01-01-1970 03:00 Bir Liderin Doğuşu 01-01-1970 03:00 Yaşayan Efsane,Reis Yaylagül 01-01-1970 03:00 Mahmut Şahin 01-01-1970 03:00 Toplumsal refleksler 01-01-1970 03:00 Sükût Ediyorum 01-01-1970 03:00 Gelemeyen Bahar 01-01-1970 03:00 Herkes işine Baksın... 01-01-1970 03:00 Suçlu Benim 01-01-1970 03:00 Ormanın Tarihi Yeniden Yazılıyor 01-01-1970 03:00 Baykuş’un Gözleri 01-01-1970 03:00 Bir Masalım Var 01-01-1970 03:00 Deccal operasyonu mu Kürt sorunu mu? 01-01-1970 03:00 Eğitim, Toplum Ve İntihar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Ve Kızların Hakkı 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 2 01-01-1970 03:00 Bir Çağın İz Düşümleri 1 01-01-1970 03:00 Kelimeler canlanır mı? 01-01-1970 03:00 Kavimler neden helak oldular? 01-01-1970 03:00 Ene ve nefsin serüveni 01-01-1970 03:00 Amerika’yı sömürmek… 01-01-1970 03:00 "mahşeri gördüm" 01-01-1970 03:00 Küre-i Arz Konuşunca... 01-01-1970 03:00 Kim ayvayı yiyecek? 01-01-1970 03:00 Baba mı dediniz? 01-01-1970 03:00 Hangi rejim? 01-01-1970 03:00 Bir Çıkmazın Anatomisi 01-01-1970 03:00 Hayal hakikat arası bir şey 01-01-1970 03:00 Zindandaki delik 01-01-1970 03:00 Yumurta idaresi 01-01-1970 03:00 Hain Köpek 01-01-1970 03:00 Bireyin gücü mü cemiyetin gücü mü? 01-01-1970 03:00 Acıdan söz et bana 01-01-1970 03:00 Bu film burda bitmez 01-01-1970 03:00 Demokratik yağmurlar 01-01-1970 03:00 Çelikhan Net ve TOKİ sürecinde almamız gereken ders 01-01-1970 03:00 Ahde Vefa Veya Mü’min’in Yitik Malları 01-01-1970 03:00 Kaymakamların rolü ve Anadolu Mayası 01-01-1970 03:00 Kaymakamlar Geçidi 01-01-1970 03:00 Düşman içimizde… 01-01-1970 03:00 Kördüğüm Bir Dünya… 01-01-1970 03:00 Yansın Tahrir Meydanı 01-01-1970 03:00 Görüyorum ama diyemiyorum 01-01-1970 03:00 Mahkum adam nasıl hür adam olur? 01-01-1970 03:00 “Hür Adam”la açılan ufuklar… 01-01-1970 03:00 "Yarab hayretimi arttır" 01-01-1970 03:00 Her şey 'kün' de saklı 01-01-1970 03:00 Eyvah Amerika'yı kızdırdık 01-01-1970 03:00 Asrın en büyük eğitim yanlışı 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 2 01-01-1970 03:00 Tehlike kapımızda 01-01-1970 03:00 Haritaya dikkat! 01-01-1970 03:00 Devlet ve Ramazan Bayramı 01-01-1970 03:00 Onlar rahmete uçtu ya bize ne olacak? 01-01-1970 03:00 Perde gerisine bakalım bence… 01-01-1970 03:00 En büyük buluşma 01-01-1970 03:00 Yıkılmayan duvarlar (Mutluluğa yolculuk-2) 01-01-1970 03:00 Heni en lekum (Mutluluğa yolculuk) 01-01-1970 03:00 Asya'nın bahtına saplandım 2 01-01-1970 03:00 Şahin Bakışlı adam 01-01-1970 03:00 Hesaplanmayan Hesap 01-01-1970 03:00 Dağdan iniş… 01-01-1970 03:00 Cennette futbol var mı 01-01-1970 03:00 Gerçeğin çizgileri ve bir Ceylan 01-01-1970 03:00 Bayramlar Ve Bazı Adetlerimiz 01-01-1970 03:00 Irmak Ummanda Boğulur 01-01-1970 03:00 Tahrik,yara ve kontr hareketler. 01-01-1970 03:00 Cüruf’a Dikkat 01-01-1970 03:00 Ham Çarık Ve Kıl Çorap 01-01-1970 03:00 Uygun Adım 01-01-1970 03:00 Şimdi Jari Zamanı 01-01-1970 03:00 Ve yeni valimiz... 01-01-1970 03:00