Celal TOPKAN

Fizik Yüksek Mühendisi, Araştırmacı Yazar, Siyasetçi, XX. Dönem Adıyaman Milletvekili. 1953, Besni / Adıyaman doğumlu. Baba adı Ali, anne adı Ayşe. İlkokulu köyünde okudu. 1968 yılında Besni Ortaokulunu birincilikle bitirdi. Ankara Yenişehir Sağlık Koleji yatılı sınavını kazandı (1958). Haziran 1972 tarihinde Ankara Yenişehir Sağlık Koleji Radyoloji Bölümünü birincilikle bitirdi. 1972-1981 yılları arasında Ankara Hastanesinde Radyoloji Teknisyeni olarak çalıştı. Ankara Hastanesi’nde gece çalışırken, gündüzleri üniversiteye devam etti. 1980’de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Yüksek Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1981-1995 arasında Ankara Numune Hastanesi Radyasyon Onkolojisi bölümünde sağlık fizikçisi, Fizik Yüksek Mühendisi, Sosyal Demokrasi Derneği Genel Sekreteri olarak görev yaptı Celal Topkan, 24.12.1995 genel seçimlerinde CHP’den XX. Dönem Adıyaman Milletvekili seçilerek TBMM’de yasama çalışmalarına katıldı. Evli, 2 çocuk babasıdır. “Atatürk Sonrası CHP'nin Başarısızlığı” kitabının yazarıdır. Başka kitapları da vardır.

SAMİMİ MÜSLÜMANLARA ÇAĞRIM

A
a
Allah, Muhammed Mustafa’ya Kur’an ayetlerini gönderdi. Muhammed Mustafa’yı Peygamber yaptı. Peygamber Muhammet Mustafa Kuran Ayetlerini putperestlere anlattı. Müslüman olmalarını sağladı. İslamiyet’i (Müslümanlığı) kabul edenler halk arasında istişare kurulu oluşturdu. Müslümanları, istişare kurulu ile tartışarak, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla ortak akla dayalı aldığı kararlarla yönetti.  
 
İstişare kurlu ile tartışarak, katılımcı ve çoğulcu anlayışla ve ortak akla dayalı yönetim, eşit ve adıl bir toplum yarattı. Müslümanlığı kabul eden halkı, kalkındırdı, güçlendirdi, barış ve huzura kavuşturdu.  Müslümanlık, putperestler, Yahudiler ve Hristiyanlar arasında hızla yayılmaya başladı. Gelişti ve yaygınlaştı.   
 
Atatürk, halkın temsilcilerinin katıldığı Erzurum ve Sivas Kongresi’nde, halkın temsilcileriyle tartışarak, görüş ve önerilerini alarak (halkla istişare ederek), halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan Büyük Millet Meclisi’ni kurdu. Halkın temsilcilerinden oluşan Milletvekilleri ile tartışarak (istişare ederek), halk egemenliğine dayanan Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu. Devrimleri yaptı. Devrimlerle öngörülen, yenilik değişim ve dönüşümleri yaşama geçirdi.  
 
Dini siyasete alet ederek, Müslüman kimliğini öne çıkartarak siyaset yapan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi gibi davranan arkadaşlarıyla birlikte AKP’yi kurdu. Erdoğan’ın yönetiminde AKP, 3 Kasım 2002 seçimlerinde, kendilerini Müslüman olarak tanımlayanların oylarını alarak iktidara geldi. Ülke 18 yıldır Erdoğan’ın yönetimde AKP tarafından yönetiliyor.   
 
Halk egemenliğine dayanan, ülkenin, çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla, istişare yapılarak, ortak akla dayalı alınan kararlarla yönetildiği rejim, Erdoğan’ın yönetiminde değiştirildi. Tek adamın aldığı kararlarla yönetilen partili cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildi. AKP Genel Başkanı Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi. Müslüman kimliğini öne çıkaran, Dini siyasete alet ederek  siyaset yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Devleti tek başına aldığı kararla yönetmeye başladı.  
 
Nüfusunun %99’ü Müslüman olan Türkiye Cumhuriyeti’ni, Müslüman kimliğini öne çıkartarak kutsal Dinimizi kullanarak siyaset yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Devleti tek başına aldığı kararlarla yönetmesi, Peygamberimiz Muhammet Mustafa’nın, Müslümanları, istişare yaparak çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla, ortak akla dayalı yönetme anlayışına, aykırı bir yönetim anlayışıdır.  
 
Kendilerini Müslüman olarak tanımlayan ve AKP’ye oy verenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Devleti, istişare etmeden, tek başına aldığı kararla yönetmesini onaylıyor ve alkışlıyorlar. Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Erdoğan’a oy verenler, Erdoğan’ın, Devleti tek başına aldığı kararlarla yönetmesini eleştirenleri, dinsizlikle ve Müslüman olmamakla suçluyorlar. 
 
Kendisini Müslüman olarak tanımlayanları, Kur’an inandıklarını söyleyen, samimi Müslümanları: 
- Peygamberimizin istişareye dayalı çoğulcu ve katılımcı anlayış ve ortak akla dayanan yönetim anlayışına sahip çıkmaya,  
- Peygamberimizin yönetim anlayışının eşdeğeri olan, Atatürk’ün yönetiminde halkın seçtiği milletvekillerinden oluşan TBMM’inde, istişareye dayalı çoğulcu ve katılımcı bir anlayışla, ortak akla dayalı alınan karalarla kurulan, halk egemenliğine dayananinsanlar arasında din, dil, renk, ırk, mezhep ve cinsiyet ayırımı yapmadan, İnsanı merkez alan, insana önem ve değer veren, insanı yüceltmeyi hedefleyen, laik demokratik sosyal hukuk devleti yönetim anlayışa sahip çıkmaya ve savunmaya,  
- Bu yönetim anlayışına geri dönülmesine destek vermeye çağırıyorum.   
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Çelikhan'ın en önemli sorunu nedir?

duyurular DUYURULAR
arşiv HABER ARŞİVİ
sanalbasin.com üyesidir