Ali Bozkurt

Eğitimci- Yazar

Cuma Namazı Hakkında Sorular ve Cevapları

A
a
 
Cuma suresinde geçen şu iki ayetten cuma namazının farz olduğunu ve o saatte alışveriş yapmanın yasaklandığını anlıyoruz:
“Ey iman edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allah’ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. Eğer bilmiş olsanız, elbette bu, sizin için daha hayırlıdır. Namaz kılınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfünden isteyin. Allah’ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.”[1]
1-Cuma namazı Kaç Rekâttır?
Cuma namazı sünnetleriyle birlikte on rekâttır. Dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz, dört rekât son sünnettir.
Cuma namazının dörder rekâtlık bu sünnetleri, öğle namazının dört rekâtlık sünneti gibi kılınır.
Cuma namazının hutbesi, cuma namazının şartıdır; yani cuma hutbesi olmadan cuma namazının kılınması caiz olmaz.
Şimdi yazdıklarımızı özetleyelim: Cuma namazı, şart olan hutbesi dışında, iki rekât farz ve sekiz rekât sünnet olmak üzere on rekâttır.
2-Cuma Namazının Kısaltılması Tartışmaları Nereden Kaynaklanmaktadır?    
Bilindiği gibi, on rekâtlık cuma namazı tamamlandıktan sonra altı rekât namaz daha kılınmaktadır. Bunun dört rekâtı zühr-i ahir, iki rekâtı vakit namazının son sünnetidir.
Bu altı rekât namaz Hz. Peygamber (s.a.v.) zamanında kılınmadığı halde sonraki dönemlerde nasıl ortaya çıkmıştır?
Zühr-i ahir; son öğle namazı demektir.  Peygamber efendimizin zamanında böyle bir uygulama olmamıştır. Ancak Cuma namazları her şehirde tek camide kılınmıştır. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in vefatından sonra da cuma namazını her şehirde tek camide kılma geleneği sürdürülmüş ve uygulamanın bu şekilde olması gerektiği düşünülmüştür. Daha sonraları şehirler çok büyüyünce, bu içtihadın uygulanması mümkün olmamıştır. Bu sebeple ayrı ayrı camilerde kılınan cuma namazının kabul olmaması tehlikesine karşılık, zühr-i ahir namazı ihdas edilmiştir. Böylece her şehirde tek camide kılınmadığı için kabul olmama tehlikesi bulunduğu düşünülen cuma namazının ardından dört rekât son öğle namazı (zühr-ü ahir) kılınmaya başlanmıştır. Bu mantığa göre eğer o günkü cuma namazı kabul edilmemişse aynı günün öğle namazı kılınmış olmakta, eğer cuma namazı kabul edilmiş ise, en son kılınmayan öğle namazının kazası kılınmaktadır. Kılınan namazın o günkü öğle namazı olma ihtimali nedeniyle iki rekât da vakit sünneti kılınmıştır. Böylece sünnetleriyle birlikte on rekât olan cuma namazına altı rekât daha eklenmiştir.
İşte Cuma namazının kısaltılma tartışmaları bu altı rekâtın kılınıp kılınmaması ile ilgilidir.
 Tedbir olarak fazladan kılınan bir namazdan kimsenin bir zararı olmaz. Ancak şehirlerin bu kadar büyüdüğü günümüzde ayrı camilerde kılıyoruz diye, cuma namazlarının kabul olmayabileceğini düşünmek, aşırıya kaçan bir ihtiyat olarak görülebilir. Elbette ki aşırı da olsa bu ihtiyattan dolayı bizi günaha sokan bir sorumluluk meydana gelmez. Ancak isteyenin bu altı rekâtı kılmamasında net bir sakınca görülmemektedir.
Cuma namazı kısaltılacak diye, Cuma namazının son dört rekât sünnetinin terk edildiği de görülmektedir. Şurası bilinmelidir ki, Cuma namazının ilk ve son dörder rekâtlık sünnetleri, müekked sünnetlerdir; bu sebeple sık sık terk edilmeleri tavsiye edilmez.
Cuma günü boy abdesti almak, bedeni temizlemek, güzel giyinmek, ağız temizliğine dikkat etmek, erkenden camiye gitmek peygamberimizin tavsiyeleri arasındadır.
Bu noktada akla şu soru da gelebilir:
3-Cuma Günü Tatil Olması Dinen Gerekir mi?                           
İslamiyet’e göre cuma gününün tatil edilmesi konusunda bir mecburiyet yoktur. Ancak erkekler için ve cuma saatiyle sınırlı olmak üzere alış veriş yapma yasaklanmıştır. Cuma saatinde, dünya işlerinin bırakılması ve cuma namazına koşulması emredilmiştir.
Cuma namazı hasta, çocuk, kadın ve hür olmayanlar hariç herkese farzdır. Ancak bu, kadınların Cuma namazı kılamayacakları anlamına gelmez.       
Kadınların kılamayacağı hiçbir namaz yoktur; ancak kılabilecekleri halde kılmakla yükümlü olmadıkları namazlar vardır. Cuma ve bayram namazları böyledir. Kadınlar bu namazları kıldıkları zaman sevabına nail olurlar.
Cuma günü, Müslümanların topluca hutbe dinleyip namaz kıldıkları, haftalık bayram günleridir; bu nedenle Cuma günü oruç tutmak mekruh sayılıştır.
Konuya bir hadis-i şerif ile son verelim:
“Cuma günü mescidin kapısında melekler durur. Camiye gelenleri öncelik sırasına göre yazarlar. Gusledip camiye erken gelenler bir deve kurban eder gibi, ondan sonrakiler bir sığır kurban eder gibi, ondan sonrakiler bir koç kurban eder gibi, ondan sonrakiler bir tavuk sadaka eder gibi, ondan sonrakiler de bir yumurta sadaka eder gibi sevap kazanırlar. İmam hutbeye başlayınca melekler defterlerini kapatıp hutbeyi dinlerler.”[2]
4-Cuma Namazını Kadınlar İçin Farz Olmadığının Delilleri Nelerdir?
Cuma namazının, kadınlar için farz olmadığına dair deliller şöyledir:
1.Cuma namazını farz kılan ayet şöyledir: "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için ezan okunduğunda Allah'ı anmaya koşun, alış-verişi bırakın; sizin için hayırlı olan budur; eğer bilirseniz. Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfünden isteyin, Allah'ı çokça anın, umulur ki, felah bulursunuz."[3] Namz kılınınca rızık yeryüzüne dağılmak, kadınların değil erkeklerin görevi olarak kabul edildiğinden, bu emrin kadınları kapsamadığı kanaatine varılmıştır.
2.Sahih olduğu kabul edilen şu hadis, bir delil olarak kabul edilmiştir: "Allah'a ve âhiret gününe inananlara cuma namazı farzdır. Ancak yolcu, köle, çocuk, kadın ve hastalar bundan müstesnadır."[4]
3.Hz. Muhammed (s.a.v.) ve ashap dönemlerinde, kadınların Cuma namazına devam etmeleri zorunlu olmamıştır.
4.Kadınların, isterlerse Cuma namazı kılabilecekleri, ancak kılmakla yükümlü olmadığı hususunda icma vardır.
 
 
 
[1] 63.Cuma–9,10
[2] Buhari, Cuma–4/Müslim, Cuma–10
[3] 62/Cum'a: 9-10
[4] Ebû Dâvud, I, 644, H. No: 1067; Dârakutnî, II, 3; Bağavî, Şerhu's-Sünne, I, 225
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

Çelikhan'ın en önemli sorunu nedir?

duyurular DUYURULAR
arşiv HABER ARŞİVİ